 | Savaş Sami Kündüroğlu MÜZİK EDİTÖRÜ |
Müzikten dünyalar kurmak... Sanatın işitsel derinliklerine dalacağımız yeni bültenimiz vesilesiyle tüm müzikseverlere merhaba! Her ay iki kez olmak üzere dünya sanat müziklerinin önemli yapıtlarından örnekler sunacağımız bu serimizde, müziğin sadece eğlence yanını öne çıkaran günümüz egemen anlayışının dışında yer alan seçkiler hazırlamayı uygun gördük. Müzik sadece insanlara ''göbecik''ler attıran, onları ''aynı hizaya sokan'' ve daha çok ''alışveriş'' yaptıran vb. bir olgu olmasından daha çok; aynı edebiyat gibi, bir ''dünya kuran'' etkinlik, bir düşünsel uğraştır bence. Dinleme listesini belirlediğimiz gün aralığının içinde kalacak şekilde kronolojik olarak doğum (ya da bazen ölüm) tarihlerine göre hazırladım. Rönesans Avrupa'sının ses evreninden Barok dönemin ses evrenine geçişte son derece önemli bir besteciyle başlıyoruz yolculuğumuza. Ardından son derece güzel, incelikli bir beste ile Klasik Döneme uzanıyoruz. Giovanni Battista Cirri'yi ben de yeni keşfettim ve çok sevdim. Bu kadar usta bir bestecinin pek bilinmemesi üzücü! Romantik döneme geldiğimizde Doğu esintili ezgilere sahip bir operanın küçük bir bölümü var. Ayrıca yine aynı bestecinin muhteşem bir keman solo ve orkestra için olan eseri var. Saint-Saëns'ın en güzel eserlerinden biri olan bu parçanın yorumunu beni son zamanlarda en çok heyecanlandıran muhteşem bir solist çalıyor: María Duenas. Sanatçının her yorumundan ateşler fışkırıyor! Çağdaş döneme geldiğimizde ise benzer tarihlerde yaşamış ama müzik dilleri çok farklı iki bestecimiz var. Rautavaara'nın seçtiğim bestesinde doğadan çok somut izler var, genelde de mistik izler taşıyan bir besteci olarak bilinir. Saariaho ise çağdaş müziğe alışkın olmayanlar için oldukça zorlayıcı olabilir. Klasik müzikteki yolculuğumuza ara verip caza geçiyoruz. Benim en çok sevdiğim 3-4 caz müzisyeninden biri olan Monk'un besteleri var sırada. Açıkçası alışılmış anlamda virtüöz bir piyanist olmadığı halde bu kadar büyük bir hayal gücüne ve kompozisyon yeteneğine sahip bir müzisyenin olması çok şaşırtıcı! Diğer doğum gününü kutladığımız büyük davulcu Art Blakey ise Monk'un bestelerinde icracı olarak yer alıyor. Müziğin sanat olması için, değerli görülmesi için çoksesli olması gerektiğini düşünenlerden asla olmadım. İki farklı müzik evrenidir bunlar; birbirinden farklıdır, birbirine üstün değil. Makam müziğinden iki kıymetli örneğimiz var. Biri dini müzik alanından çok kıymetli bir eser. Öbürü de benim en sevdiğim şarkılardan... Halk müziğini de listeden eksik tutmamak gerektiğini düşünüyorum. Sanat-zanaat tartışmasına hiç girmeden tüm Dünya'nın otantik halk müziklerinin son derece kıymetli olduğunu bilmeliyiz. Bu ilk mektubumuzun müzikleri 9 Ekim 1962'de bağımsızlığını kazanan Uganda coğrafyasından. Tüm bu müzikler verilebilecek milyonlarca örnekten yalnızca birkaç tanesi. Kılavuz parçalardan yola çıkıp derinleşmek sizin elinizde. Ayrıca müzikleri iki ayrı platformdan paylaşıyorum; platformların doğasından kaynaklanan sebeplerle listeler bire bir aynı değil, her iki listeye de vaktiniz olduğunca bakmanızı öneririm. O zaman bu yazıyı daha fazla uzatmayalım ve örgütlenmiş ses frekanslarının bizi büyülemesine izin verelim. Bir dakika, az kalsın unutuyordum! (büyük harflerle yazacağım, özür dileyerek). LÜTFEN HİÇBİR MÜZİĞİ CEP TELEFONU HOPARLÖRÜNDEN YA DA DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR HOPARLÖRÜNDEN DİNLEMEYİN. Dinlediğiniz şey müzisyenlerin ürettiği şey olmuyor o zaman (kulaklık ya da 2'li bir sistem yeterli olur; pahalı olmasına gerek yok). Hiç evini ütü ile ısıtan birini gördünüz mü! |