Klemens
AtölyelerİçeriklerTestlerEtkinliklerHaritaYeniHakkımızda
Giriş YapBültene Katıl

klemens

Sanat tarihini araç olarak kullanan, insani ve sıcak bir kültür ekosistemi. Kendinizi keşfetmek için en güzel kapı.

Keşfet

  • Atölyeler
  • Testler ve Oyunlar
  • Kültür Haritası
  • E-bülten
  • İçerikler
  • Etkinlikler

Klemens

  • Hakkımızda
  • SSS
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • İade ve İptal

© 2026 Klemens. Tüm hakları saklıdır.

Sıcaklıkla yapıldı ✦

Klemens
AtölyelerİçeriklerTestlerEtkinliklerHaritaYeniHakkımızda
Giriş YapBültene Katıl
Tüm Yazılara Dön
Kültür & Sanat

Tiamat: Canavarlaştırlan Tanrıça

E

Ecem Civaş

@ecemcivascivasecem1@gmail.com

1 Nisan 2026 · 3 dk okuma

Medusa'dan Sfenks'e uzanan mitolojik bir örüntü içinde Tiamat'ın hikayesi, güçlü kadınların tarih boyunca nasıl canavarlaştırıldığının ve erkek kahramanlar tarafından nasıl yok edildiğinin en çarpıcı örneğidir.

İnsanlık tarihinin en eski yaratılış anlatılarından biri olan Babil Destanı Enuma Eliş, bir savaşın ardından dünyanın nasıl kurulduğunu anlatır. Bu hikayenin merkezinde ise bir tanrıça vardır: Tuzlu su tanrıçası Tiamat.

Evrenin başlangıcında tatlı su tanrısı Apsu ile tuzlu su tanrıçası Tiamat birlikte ilk tanrıları yaratır. Sonrasında genç tanrılar, Apsu'yu öldürüp gürültüleriyle onu rahatsız ettiklerinde Tiamat onlara karşı savaş açar. Ancak hikayenin sonunda Tiamat, tanrı Marduk tarafından öldürülür ve bedeninden gökyüzü ile yeryüzü yaratılır.

Dünya böylece öldürülmüş bir tanrıçanın bedeninden doğar.

Bu anlatı yalnızca bir yaratılış hikayesi değildir. Aynı zamanda bir düzen değişiminin mitolojik anlatısı olarak da okunabilir: Ana tanrıçaların merkezde olduğu evrenden, erkek tanrıların egemen olduğu ataerkil düzenin doğuşu.

Bu yeni düzende Tiamat artık yaratıcı değil, yenilmesi gereken bir canavardır.

CANAVARLAŞTIRILAN KADINLAR

Kültür kuramcısı Barbara Creed, korku anlatılarında tekrar eden bir figürden söz eder: canavar dişil. Ona göre birçok kültürde kadın figürü, özellikle de "kontrol edilemeyen" kadın, korku ve tiksintiyle ilişkilendirilir.¹

Bu kadınlar çoğunlukla yarı insan yarı hayvan olarak tasvir edilir; büyü yapar, baştan çıkarır, düzeni bozar. Hikayenin sonunda ise çoğunlukla cezalandırılır ya da yok edilirler.

Tiamat bu figürlerin en eski örneklerinden biridir. Ama yalnız değildir.

Mitolojiler ve kültürel anlatılar, güçlü kadınların benzer şekilde canavarlaştırıldığı hikayelerle doludur.

Örneğin Medusa. Bir zamanlar güzel bir kadınken tanrıça Athena tarafından korkunç bir yaratığa dönüştürülür. Erkekleri taşa çeviren bakışıyla korku nesnesi haline gelir ve sonunda "kahraman" Perseus tarafından öldürülür.

imageSfenks de benzer bir kaderi paylaşır. Erkeklere sorular soran, cevap vermeyenleri öldüren bu figür, Oidipus tarafından öldürüldüğünde hikaye yine bir erkek kahramanın zaferine dönüşür.

imageBurada dikkat çeken şey şudur: Kadın figürler çoğu zaman canavar, onları öldüren erkekler ise kahraman olarak anlatılır.

PATRİYARKANIN HİKAYELERİ

Mitler yalnızca geçmişin hikayeleri değildir; aynı zamanda toplumların dünyayı nasıl anlamlandırdığını da gösterir.

Ataerkil düzenin baskın olduğu toplumlarda kadın gücü çoğu zaman tehdit olarak görülür. Bağımsız ya da itaat etmeyen kadın figürü, düzeni ve huzuru bozan bir unsur olarak tasvir edilir.

Bu yüzden mitlerde sık sık aynı anlatıyla karşılaşırız: Düzeni bozan kadın ortaya çıkar, ardından bir erkek kahraman gelir ve kadını yok ederek düzeni yeniden sağlar.

Tiamat ve Marduk hikayesi de tam olarak bu anlatının erken bir örneğidir. Tiamat kaosu temsil eder, Marduk ise düzeni. Ancak bu düzen aynı zamanda patriyarkanın kurduğu bir düzendir. Kadın gücü kontrol altına alınır, bastırılır ve çoğu zaman tehlikeli bir şey olarak yeniden tanımlanır.

İDEAL KADIN VE TEHLİKELİ KADIN

Ataerkil sistem yalnızca kadınları bastırmakla kalmaz, aynı zamanda onları belirli kategorilere de yerleştirir.

Bir tarafta itaatkar, saf ve annelikle tanımlanan kadın vardır. Diğer tarafta ise tehlikeli ve baştan çıkarıcı kadın.

Bu ayrım tarih boyunca farklı biçimlerde karşımıza çıkar. Antik anlatılarda Medusa'nın cinsel gücü, Athena'nın bekaretiyle karşı karşıya getirilir. Daha sonra bu karşıtlık Hristiyan ikonografisinde Meryem Ana ve Mecdelli Meryem ayrımında yeniden ortaya çıkar.

Kadın yine ya kutsallaştırılır ya da şeytanlaştırılır. Ama nadiren yalnızca insan olarak görülür.

TİAMAT'A YENİDEN BAKMAK

Bugün Tiamat'a yeniden baktığımızda onu yalnızca bir canavar olarak görmek zorunda değiliz. Belki de Tiamat, eski dünyanın hatırladığı bir şeyi temsil ediyordur: Bağımsız, yaratıcı ve güçlü dişil enerjiyi.

Onun öldürülmesi yalnızca bir mitolojik anlatı değildir. Aynı zamanda yeni bir düzenin dayatmasıdır.

Bu yüzden kendimize şu soruyu sormamız gerekiyordur: Tarih boyunca neden güçlü kadınlar canavarlaştırıldı? Onları öldüren erkekler neden kahraman ilan edildi?

Aslında bugün bakıldığında mitler bize yalnızca dünyanın nasıl yaratıldığını değil, gücün kim tarafından yazıldığını da gösterir.

Feminist filozof Helene Cixous "Medusa'nın Kahkahası" makalesinde² kadınlara, korkmadan ve gözlerini kaçırmadan Medusa'ya bakmalarını söyler. Tarihi şekillendiren ve istedikleri gibi yazan erkekleri dinlemeyi bırakmalarını ister.

İşte tam bu nedenle Tiamat ve diğer canavar kadınlar bize belirsiz olmanın, kalıpların dışına çıkmanın getirdiği gücü ve özgürlüğü sunar. Ataerkil sistemin biz kadınlara biçtiği rolleri ve davranışları reddedip kendimiz olabilmeyi vadeder.

Umarım Tiamat'ın hikayesi içinizdeki ateşi bir nebze de olsa hissetmenizi sağlayabilmiştir.

İçindeki canavar kadını bulan ve onunla barışan tüm kadınlara…

"Dipsiz-Uçurum-Ana

Her şeyi oluşturan,

Karşı konulmaz silahlar biriktirdi

Dev-Ejderhalar getirdi dünyaya [Sivri] dişli"

(Mezopotamya Mitolojisi, Türkiye İş Bankası Yayınları.)


KAYNAKÇA

1-) McCormack, Catherine. Resimdeki Kadın: Kadınlar, Sanat ve Bakışın Gücü. Çev. Tuğçe Kılıç. İstanbul: Düşbaz Kitaplar, 2023.

2-) Bottero, Jean ve Samuel Noah Kramer. Mezopotamya Mitolojisi. Çev. Alp Tümertekin. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2024.

#Kültür&Sanat#Mitoloji#Feminizm#Tuz Bulten

Paylaş

Bu tür yazıları kaçırmayın

Her hafta kültür, sanat ve felsefe üzerine seçilmiş içerikler — doğrudan e-posta kutunuza.

İlgili Yazılar

Kültür & Sanat

Deniz Çekilir, Tuz Kalır: KAUNOS ANTİK KENTİ

Muğla’nın Kaunos Antik Kenti’nde ortaya çıkan 2 bin yıllık tuzla, tuzun antik dünyadaki yerini; üretimden ticarete, gündelik hayattan efsanelere uzanan hikayesini yeniden görünür kılıyor.

6 dk okuma
Kültür & Sanat

Sanat, Sanat İçin mi? Halk İçin mi?

'Sanat, sanat için mi? yoksa sanat, halk için mi?' sorusu sanatla ilgili çoğumuzun aklına gelen ilk düşüncedir. Bu sorunun olası cevapları üzerine tartışıyoruz.

5 dk okuma
Kültür & Sanat

"Muz" Sanat mıdır?

Maurizio Cattelan'ın 6,2 milyon dolara satılan 'Comedian' eseri üzerinden hazır nesne, Duchamp'ın pisuarı, Reddedilenler Salonu ve ses getirmenin sanatla ilişkisini inceliyoruz.

5 dk okuma
Tüm Yazılara Dön

klemens

Sanat tarihini araç olarak kullanan, insani ve sıcak bir kültür ekosistemi. Kendinizi keşfetmek için en güzel kapı.

Keşfet

  • Atölyeler
  • Testler ve Oyunlar
  • Kültür Haritası
  • E-bülten
  • İçerikler
  • Etkinlikler

Klemens

  • Hakkımızda
  • SSS
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • İade ve İptal

© 2026 Klemens. Tüm hakları saklıdır.

Sıcaklıkla yapıldı ✦