Ebru Berra Alkan
@berraalkann11 yazı

Edebi Muhit Ankara: Palaslardan Geçen Edebiyat
Ankara’da pek çok otel, sanat dünyasının uğrak yeri olmuştur. Fakat hiçbiri Ankara Palas ve Modern Palas kadar bir edebiyat mahfiline dönüşmemiştir. İkisi de bugün eski işlevinde değil: Ankara Palas müze olarak yaşıyor, Modern Palas’ın yerinde ise bir iş hanı var.

Kırılan Camlar, Korunan Düzen: Paris Protestoları, Sanat ve Şiddetin Politik Dili
17 Ekim 2026’da Fransa sokaklarına taşan öfke, yaşam maliyetleri ve eğitim koşullarına yönelik itirazların ötesinde, kamusal alanın ve cumhuriyet ideallerinin kimin için var olduğu sorusunu da gündeme getirdi. Kırılan vitrinler ve zarar gören yapılar tartışılırken, meydanların siyasal anlamı ve protestoları doğuran toplumsal koşullar geri planda kaldı.

Edebi Muhit Ankara: Ankara’da Modern Tiyatronun Doğuşu
Ankara’da tiyatronun hikayesi, Cumhuriyet’le birlikte kurulan yeni bir kültür anlayışının da hikayesidir. Tatbikat Sahnesi’nden özel tiyatrolara uzanan bu yolculuk, başkentin sahneyle kurduğu güçlü bağı ortaya koyuyor.

Çığlıktan Önceki Sessizlik: Artaud ve Bedenin Konuştuğu Tiyatro
Antonin Artaud’nun tiyatrosunda söz, sahnedeki tek ifade biçimi olmaktan çıkar; beden, nefes, jest, çığlık ve sessizlik kendi başlarına birer dile dönüşür. Peki oyuncu sustuğunda, hareket durduğunda ve seyirci alkışlamadan önce o birkaç saniyelik boşlukta ne olur? Tiyatro, sözün bittiği ve bedenin henüz çığlığa dönüşmemiş sessizliğinde başlar.

Kırk Yıl, Altı Bölüm, Tek Bahçe
Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi (FADA)'nın kırkıncı yılı için CerModern’de açılan Kesişimler sergisi; yalnızca üretilen işlerin değil, o işlerin ortaya çıkmasını sağlayan ortak düşünme, öğrenme ve üretme ortamının da izini sürmemize olanak veriyor.

Hatırlıyor Musun? İki'nin Yazarı ve Yönetmeniyle Söyleşi
Ayrı düşen iki kardeş, yıllar sonra çocukluk evlerinde karşılaşıyor. BILT sahnesindeki İki'nin yazarı M. Umut Demirkır ve yönetmeni Jason Hale ile oyunun doğuşunu, metnin sahneye çıkışını ve söylenmeyenlerin gücünü konuştuk.

Toulouse-Lautrec'in Moulin Rouge'u
19. yüzyıl sonu Paris'inde kırmızı; dans eden eteklerde, gaz lambalarının ışığında ve Henri de Toulouse-Lautrec'in afişlerinde modern sanatın en çarpıcı yüzlerinden birine dönüştü. Moulin Rouge, yalnızca bir kabare değil, kırmızının sanata dönüştüğü bir sahneydi.

Bir Evin İçinden Dünyaya Bakmak: Tennessee Williams Karakterlerinde Pencere
Tennessee Williams’ın oyunlarında pencere, yalnızca mimari bir unsur değil; karakterlerin sıkışmışlık, özlem ve özgürlük arayışlarını görünür kılan güçlü bir semboldür. "Sırça Kümes", "Arzu Tramvayı" ve "Kızgın Damdaki Kedi" üzerinden ele alınan bu yazı, pencerenin hem kaçış umudu hem de ulaşılamayan bir arzu alanı olarak modern insanın içsel yalnızlığını nasıl yansıttığını inceliyor.

Dünya Dans Günü’nde Bedenin Arşivi: Hareket Hatırlar mı?
Dans sadece sahnede olup biten bir an değil; bedenlerde iz bırakan, taşınan ve yeniden üretilen bir hafızadır.

Kozmik Tuz: Yıldızlardan Bedene Uzanan Hareket Dramaturgisi
Tuz nasıl maddeleri bozulmadan koruyorsa, dans da bedensel ve kültürel hafızayı canlı tutar.

Zamansız Bir Metin, Güncel Bir Yalnızlık: Satıcının Ölümü Kent Tiyatrosu Sahnesi’nde
Arthur Miller’ın Satıcının Ölümü adlı oyunu, modern dünyanın görünmez ama derin yarası olan yalnızlığı merkezine alan güçlü bir anlatıdır.