Çoktan Çıkanlar: Zamanın Farkında
Kültür & Sanat

Çoktan Çıkanlar: Zamanın Farkında

Ömer Eski

omeroskii

22 Ekim 2026 · 4 dk okuma

Bazı kitaplar yayımlandıkları dönemde kalmaz. Yıllar geçtikçe cümleleri aynı kalsa da okuruyla kurdukları ilişki değişir. Çoktan Çıkanlar’ın ikinci durağında, Şule Gürbüz’ün 2011’de yayımlanan Zamanın Farkında’sına dönüyoruz.

Bir kitabın üzerinden on beş yıl geçtiğinde ne değişir?

Sayfaları aynı yerde, cümleleri aynı sıradadır. Karakterlerin başına gelenler değişmez. Değişen, kitabın karşısına oturan insandır. Bir zamanlar uzak gelen bir düşünce tanıdıklaşabilir, üzerinde durmadan geçtiğimiz bir cümle yıllar sonra bizi durdurabilir.

Şule Gürbüz’ün Zamanın Farkında’sı böyle bir kitap.

2011’de yayımlanan eser; Müzik Hocası, Cansın, Mezarlıktan Geçiş, Mutfak ve kitaba adını veren Zamanın Farkında olmak üzere beş anlatıdan oluşuyor. Gürbüz farklı hayatlara girse de anlatılar birbirine yakın soruların çevresinde dolaşıyor: İnsan kendisinden ne bekler, geçmiş ne kadar geride kalır, yaş aldıkça kendi hayatına nasıl bakar?

Kendimizden Beklediklerimiz

Müzik Hocası’nda gençliğinde müzikle başka türlü bir hayat düşleyen bir anlatıcıyla karşılaşırız. Zaman geçer ve hayat, gençken düşünüldüğü biçimde ilerlemez.

Gürbüz bu değişimi büyük kırılmalar üzerinden anlatmaz. İnsan bazen hayatının yön değiştirdiği ânı fark etmez. Ertelenenler, vazgeçilenler, zorunluluklar ve küçük kararlar birikir. Sonunda kendisini bir zamanlar hiç düşünmediği bir yerde bulabilir.

Kitabın sert cümlelerinden biri bu duygunun içinden çıkar: “Herkes kendinden çok şey umar, herkes kendinin hayal kırıklığıdır.”

Bu yalnızca bir karaktere ait değildir. Kitabın farklı yerlerinde insanların kendileri için kurdukları hayatla yaşadıkları hayat arasındaki açıklık yeniden karşımıza çıkar.

Cansın’da buna başkalarının beklentileri de eklenir. Ailenin ve çevrenin nasıl biri olunması gerektiğine dair söyledikleri, insanın kendi istekleriyle birbirine karışır. Gürbüz’ün karakterleri yalnızca hayatın onlara yaptıklarıyla değil, kendilerinden ve başkalarından taşıdıkları beklentilerle de uğraşırlar.

i3gqsam1cfwagoz7ra0zgke9m vt5o aiii3vnjyl4vp7venxyilqrq1sxe3
Şule Gürbüz

Geçmeyenler

Zamanın Farkında geçmişi geride bırakılmış bir yer olarak görmez.

Mezarlıktan Geçiş’te Leyla’nın çocukluğunda ettiği bir duaya yıllar sonra yeniden dönmesi, bunun en belirgin örneklerinden biridir. Aradan yıllar geçmiştir ama geçmişte kalan bir istek bugünün içinde yaşamayı sürdürür.

Gürbüz’ün insanlarında geçmiş böyle çalışır. Büyük geri dönüşlerle değil; bir düşüncede, bir alışkanlıkta, bazen de yıllardır taşındığı fark edilmeyen bir eksiklikte kendisini gösterir.

“Ben hep yaralı kediler gibi bir köşede kendi kendime iyileşmeyi bekledim.”

Cümledeki bekleyiş, kitabın dünyasına da yayılır. Karakterler her şeyin çözüldüğü büyük dönüşümler yaşamaz. Bir yara açıldığında sonraki sayfada kapanmaz. İnsan yaşamaya devam ederken bazı şeyler onunla birlikte yol alır.

Burada iyileşmekle alışmak arasındaki çizgi bulanıklaşır. Üzerinden yıllar geçen bir şey gerçekten geçmiş midir, yoksa insan yalnızca onunla yaşamayı mı öğrenmiştir? Gürbüz bu soruların karşısına kesin cevaplar koymaz.

İnsanın Kendi İçinde Dolaşması

Zamanın Farkında’nın belirgin taraflarından biri de dili.

Şule Gürbüz’ün cümleleri çoğu zaman bir yere ulaşmak için en kısa yolu seçmez. Düşünce dallanır, anlatıcı kendisine döner, söylediğini yeniden tartar. Hikâyenin ilerlemesini beklerken kendimizi karakterin zihninde dolaşırken buluruz.

Bu nedenle kitabın temposunu yalnızca olaylar belirlemez. Asıl hareket içeridedir.

Karakterler düşünür, hatırlar, kendileriyle konuşur. Bazen geçmişlerine, bazen çevrelerindeki insanlara, çoğu zaman da kendi hayatlarına karşı acımasızdırlar. Gürbüz onları okurun kolayca seveceği kişilere dönüştürmeye çalışmaz.

Yalnızlık da yalnız kalmak değildir burada. İnsanlarla birlikte yaşarken kendi zihninin dışına çıkamamak, geçmişinden uzaklaşamamak, kendisiyle yaptığı konuşmayı susturamamaktır. Beş anlatıyı birbirine yaklaştıran şeylerden biri bu iç ses olur.

1pc8jn28albmyukki1iijlkzk8ji1rmhbblif n7ppciexi2uyuceoyi7d14
Şule Gürbüz, Zamanın Farkında, İletişim Yayınları, Birinci Baskı: 2011

2011’den Bugüne

Zamanın Farkında 2011’de yayımlandı. İletişim Yayınları’nın güncel kaydında kitap Mayıs 2026 itibarıyla 12. baskısına ulaşmış durumda.

On beş yıl bir kitap için çok uzun olmayabilir. Bir insan için de az sayılmaz.

Kitabı yayımlandığı yıl, yirmili yaşlarında okuyan biri; bugün başka bir yaşın, başka deneyimlerin içinden bakıyor. O yıllarda önünde duran bazı ihtimaller gerçekleşmiş, bazıları ortadan kalkmış olabilir. Bir zamanlar kesin konuştuklarından artık o kadar emin olmayabilir.

Bu nedenle eski bir kitaba geri dönmek yalnızca aynı metni yeniden okumak değildir. Kitap aynı yerde dururken okur hareket etmiştir.

Müzik Hocası’nın yaşayamadığı ihtimaller, Leyla’nın yıllar sonra geri dönen duası ya da Gürbüz’ün karakterlerinin kendileriyle bitmeyen hesaplaşmaları bu kez başka bir yerden görülebilir.

Yaş aldıkça yalnızca yeni şeyler öğrenmiyoruz. Bazı cümlelerin ne anlama geldiğini de sonradan öğreniyoruz.

Çoktan Çıktı, Peki Geçti mi?

Zamanın Farkında’nın üzerinden on beş yıl geçti.

Dünya değişti, gündelik hayat değişti, okuma biçimlerimiz değişti. Gürbüz’ün anlattığı insanların sıkıştığı yerler ise hâlâ tanıdık. İnsan kendisinden bir şeyler beklemeyi bırakmadı; geçmişiyle arasına istediği mesafeyi de her zaman koyamıyor. Olmak istediği kişiyle, olduğu kişi arasındaki farkı görmezden gelmek kolay değil.

Çoktan Çıkanların izini sürdüğü yer burada başlıyor: Eski bir eseri bugüne taşımaya çalışmak değil, zaten bugüne ulaşmış olanın neden hâlâ burada olduğunu görmek.

Zamanın Farkında bugün hâlâ okunuyorsa yalnızca zaman üzerine konuştuğu için değil. İnsanın zaman geçerken kendisine ne yaptığını da anlattığı için.

Kitabın karakterleri aynı sayfalarda, aynı yaşlarında duruyor.

Onları okuyanlar ise yaş almaya devam ediyor.

Belki bir kitabın eskimediğini gösteren şey de budur: Yıllar sonra geri döndüğümüzde, onda bıraktığımızdan daha fazlasını bulabilmek.

Bu yazıya atıf verin

Bu yazıyı kaynak gösterebilirsiniz. Aşağıdaki künyeyi kopyalayıp kullanın.

APA

Eski, Ömer (2026). Çoktan Çıkanlar: Zamanın Farkında. Klemens Art. https://klemensart.com/icerikler/yazi/coktan-cikanlar-zamanin-farkinda (Erişim: 22 Ekim 2026)

MLA

Eski, Ömer. "Çoktan Çıkanlar: Zamanın Farkında." Klemens Art, 22 Ekim 2026, https://klemensart.com/icerikler/yazi/coktan-cikanlar-zamanin-farkinda.

Nasıl çalıştığımızı okuyun: kaynak, düzeltme ve bağımsızlık ilkelerimiz.

#Kültür & Sanat#Şule Gürbüz#Zamanın Farkında

Paylaş