Hz. İsa tasvirlerinden 15. yüzyıl İtalya resimlerine, günümüzün ısınan denizlerinden Kızıldeniz'e uzanan bir hikaye: Mercanlar.
Popülerleşen su altı turizmi sayesinde artık denizlerin altındaki yaşamı daha çok görüyor, daha çok tanıyoruz. Bu yüzden mercanları uzun süre yalnızca su altı dünyasının rengarenk bir parçası olarak düşündüm. Ancak onları, farklı sanatçıların tablolarında görünce şaşırdım doğrusu. Biraz bu konuda araştırma yapınca da bu mercanların rastlantısal bir ayrıntı değil, bilinçli bir tercih olduğunu öğrendim.
Mercanın Koruyuculuğu Üzerine
Öncelikle rengarenk yapılarıyla deniz mercanları aslında görünenin aksine bitki değil, hayvandır. Ürer, büyür ve yaşlanarak ölürler. Soyları ise dinozorlardan yaklaşık 200 milyon yıl daha eskidir. Bu nedenle mercanlara dini anlatılarda da rastlarız. Örneğin Eski Ahit'te mercan yalnızca değerli bir süs eşyası değildir. Eyüp'te bilgeliğin paha biçilemezliğini anlatan bir kıyas unsurudur (Eyüp 28:18); Ağıtlar'da ise canlı ve sağlıklı bedenin kırmızılığı mercan üzerinden betimlenir (Ağıtlar 4:7).

Masaccio'nun ve Andrea Schiavone'nin Meryem ve Çocuk İsa tasvirlerinde kırmızı mercan, saklı bir unsur olmaktan ziyade kompozisyonun merkezinde yer alır. Her iki ressam da mercanı doğrudan İsa'nın boynuna yerleştirerek dikkati bu küçük nesneye yönlendirir. Zira bu kırmızı mercan kolyeler, tılsım ya da muska olarak kullanılır ve çocukları kötülüklerden ve kötü ruhlardan koruduğuna inanılırdı. Sanat tarihçileri bu bağlamda mercanı iki yönlü bir sembol olarak okumaktadır: Bir yandan halk muskalarına gönderme yaparken, diğer yandan kırmızı rengiyle İsa'nın gelecekteki çilesini ve çarmıhta dökeceği kanı önceden haber veren bir Passion sembolüdür. Bu koruyucu anlam yalnızca kutsal resimlerle de sınırlı değildir. Çocuk İsa'nın dışında aristokrat ailelerin çocuklarının boynunda da kırmızı mercan görürüz. Bronzino'nun Giovanni de' Medici portresi bunun en bilinen örneklerinden biridir.

Koruyuculuğun temsili, bereketin ve sağlıklı bir yaşamın simgesi olarak Rönesans eserlerinde yer bulan bu canlı rengi, geleceğe taşımak için neler yapılıyor biraz da ondan bahsedelim şimdi.
Mercanların Önemi
Deniz ve okyanus tabanının %1'inden daha azını kaplamalarına rağmen mercan resifleri, sayısız deniz canlısı için yaşam, beslenme, yumurtlama ve üreme alanı sağlar. Bu resiflerin en büyüğü ise Avustralya'nın kuzeydoğusunda bulunan Büyük Set Resifi'dir.
Biyoçeşitlilik ve Bilimsel Umut
Barındırdıkları olağanüstü yaşam çeşitliliği nedeniyle mercan resifleri sıklıkla "denizlerin yağmur ormanları" olarak adlandırılır. Okyanus balıklarının yaklaşık %25'i sağlıklı mercan resiflerine bağımlıdır. Balıklar ve diğer organizmalar mercanların oluşturduğu birçok girinti ve çıkıntılı alanda barınır, yiyecek bulur, ürer ve yavrularını büyütürler.
İklim değişikliğiyle birlikte artan deniz sıcaklıkları, dünyanın birçok yerinde mercan resiflerinin beyazlama ya da bilimsel adıyla coral bleaching olarak bilinen süreçle renklerini kaybetmesine neden oluyor. Bu yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil; dünya denizlerindeki canlı türlerinin yaklaşık dörtte birine yaşam alanı sağlayan resif ekosistemlerinin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması anlamına geliyor.
Mercanların renklerini kaybetmesi, onlarla birlikte yaşayan rengarenk deniz yaşamının da yavaş yavaş silinmesi anlamına geliyor. Dünyanın en sıcak ve en tuzlu denizlerinden biri olan Kızıldeniz'de yürütülen araştırmalar ise bu karamsar tabloya küçük de olsa bir umut ekliyor. Beneath the Surface: The Fight for Corals belgeseli, burada yaşayan mercanların ısı dayanıklılığını ve bilim insanlarının bu dayanıklılığın nedenlerini çözmeye yönelik çalışmalarını takip ediyor. Amaç, Kızıldeniz mercanlarından edinilen bilgilerin iklim değişikliğinden zarar gören diğer resiflerin korunmasına katkı sağlayıp sağlayamayacağını anlamak. Bunun için su altı haritalama çalışmaları, mercan restorasyon projeleri ve uzun dönemli gözlemler yürütülüyor.
Bir zamanlar çocukları kötülüklerden koruduğuna inanılan mercanlar, bugün bilim insanlarının deniz yaşamını koruyabilmek için umut bağladığı canlılar arasında yer alıyor. Belki de sanatın yüzyıllar önce sezgisel olarak yüklediği "koruyuculuk" anlamı, ilk kez bilimsel bir karşılık bulmaya başlıyor.
https://www.artchive.com/artwork/madonna-and-child-masaccio-c-1426/
https://en.wikipedia.org/wiki/Portrait_of_Giovanni_de'\_Medici_as_a_Child
