ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Safevi sarayı Chehel Sotoun'u vurdu.
Kırk Sütun, Sonsuz Kayıp
Chehel Sotoun, Farsçada "Kırk Sütun" demek. Sarayın önündeki devasa yansıma havuzuna bakıldığında, zarif ahşap işçiliğiyle yükselen yirmi sütun suya yansır ve kırk sütunluk o şiirsel yanılsamayı tamamlar. 17. yüzyılda Şah II. Abbas tarafından inşa ettirilen bu yapı, Safevi İmparatorluğu'nun ihtişamını taşıyan en iyi korunmuş örneklerden biriydi. Ta ki 9Mart 2026'da o sütunların gölgesine savaşın karanlığı düşene kadar.
ABD ve İsrail'in İsfahan'a yönelik hava harekâtlarında, saraya sadece yüz metre mesafedeki Valilik binasının hedef alınması, UNESCO Dünya Mirası statüsündeki bu tarihi dokuda geri dönüşü zor bir tahribat yarattı. Patlamaların yarattığı muazzam şok dalgası, asırlık pencereleri paramparça ederken o meşhur çift katmanlı ahşap tavanların alt kısımlarını çökertti; duvarlardaki paha biçilmez fresklerde ise derin çatlaklar açtı.
Bir Sarayın Anatomisi
Chehel Sotoun, Safevi döneminin siyasi ve kültürel belleğini yüzeyine kazımış canlı bir arşivdir. İç mekânları kaplayan büyük ölçekli freskler; dönemin diplomatik kabullerini, ziyafetlerini, savaşlarını ve aşk hikâyelerini sahne sahne aktarır.
Safevi sanatının özgün dili burada açıkça okunur: Topkapı Sarayı'nın duvarları nasıl Osmanlı'nın siyasi imgelemine ev sahipliği yapıyorsa, Chehel Sotoun da Safevi dünyasının kolektif hafızasını taşır. İkisi arasındaki coğrafi ve tarihi diyaloğu düşündüğümüzde, İsfahan'daki hasar yalnızca İran'a değil, bölgenin paylaşılan kültürel katmanlarına da dokunur.
Savaş ile Miras Arasındaki Hukuki Boşluk
1954 tarihli Lahey Sözleşmesi ve onu izleyen 1999 Protokolü, silahlı çatışmalarda kültürel mirasın korunmasını uluslararası hukuka bağlar. Ne var ki tarih, bu sözleşmelerin pratikte ne denli kırılgan olduğunu defalarca gösterdi.
Irak'ta Musul Müzesi'nin tahrip edilişi, Suriye'de Palmira'nın yıkılması, Afganistan'da Bamyan Budalarının dinamitlenmesi... Chehel Sotoun'un aldığı bu ağır yara, o kederli listenin en yeni halkası. Üstelik bu kez tahribat, bir devlet dışı aktörden değil, doğrudan devlet müdahalelerinden kaynaklanıyor; bu durum da uluslararası arenadaki hukuki sorumluluğu çok daha girift kılıyor.
Güzelliğin Siyaseti
İsfahan, elbette yalnızca Chehel Sotoun'dan ibaret değil. Şah Camii, Şeyh Lütfullah Camii ve hemen yanı başındaki Nakş-ı Cihan Meydanı ile şehrin kalbi devasa bir açık hava müzesi niteliğinde. Saldırıların ardından bu alanların güvenliği ve yapısal bütünlüğü de artık ciddi soru işaretleriyle karşı karşıya.