Kültür & Sanat

Savaşın Gölgesinde Kalan Hafızamız: Kültürel Mirasta Telafisi Güç Kayıplar

K

KLEMENS

10 Mart 2026 · 2 dk okuma

Sudan'dan İsfahan'a, silahlı çatışmalar insanlığın ortak belleğini tehdit etmeye devam ediyor. UNESCO Dünya Mirası listesindeki yapılar dahil, telafisi güç kayıpların bilançosu ağırlaşıyor.

Sanat ve tarih, insanlığın ortak belleğidir; ancak jeopolitik krizler ve dinmek bilmeyen çatışmalar, bu belleği ne yazık ki en savunmasız noktasından vurmaya devam ediyor. Küresel sanat basınına yansıyan son raporlar, kültürel mirasımızın ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu sarsıcı bir netlikle ortaya koyuyor.

Sudan'da Tarihi Yağma: Koleksiyonun %60'ı Kayıp

Sudan'da süregelen iç savaşın yıkıcı faturası, sanat tarihine ağır bir darbe indirdi. Resmi kaynaklardan gelen son verilere göre, başkent Hartum'daki Sudan Ulusal Müzesi'nin paha biçilmez koleksiyonunun yüzde 60'ı çatışmalar — özellikle Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) müdahaleleri — sırasında yağmalandı. Antik dönemlerden bu yana Afrika'nın ve insanlığın kökenlerine dair eşsiz eserlere ev sahipliği yapan bir kurumun böylesi devasa bir kayıp yaşaması, yalnızca yerel bir trajedi değil; küresel tarihte açılan karanlık ve telafisi zor bir boşluk anlamına geliyor.

Çehel Sütun Sarayı'nda Yıkımın İzleri

Bir diğer kritik ve üzücü haber ise İsfahan'ın kalbinden, 17. yüzyıl Safevi zarafetinin doruk noktalarından birinden geliyor. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan meşhur Çehel Sütun (Kırk Sütun) Sarayı, bölgede tırmanan askeri müdahalelerin ve yakın noktalara yapılan hava saldırılarının şok dalgaları nedeniyle ciddi hasar gördü. Tarihi yapı doğrudan hedef alınmamış olsa dahi, şiddetli sarsıntıların sarayın o narin aynalı mozaiklerine, kusursuz çinilerine ve katmanlı fresklerine zarar verdiği raporlanıyor.

Benzer bir sarsıntının Tahran’daki UNESCO tescilli Gülistan Sarayı’nda da yankılanması; asırlara meydan okuyan mimari şaheserlerin, modern çağın krizleri karşısında ne denli nahif ve kırılgan bir zemin üzerinde durduğunu hepimize acı bir şekilde hatırlatıyor.

Hayatlar, Yıkıntılar ve Hatırlama Biçimimiz

Hiçbir kültürel miras, hiçbir başyapıt veya asırlık saray, tek bir insan hayatından daha değerli olamaz. Çatışmaların ortasında hayatta kalma mücadelesi veren insanların gerçeği dururken, kültürel mirastan bahsetmek bazen insana ağır geliyor.

Fakat unutmamak gerekir ki; o yapılar ve eserler yalnızca sergilenen cansız objeler değil. Savaşın yıkıcı gölgesi sadece bugünün insanını yurtsuz bırakmakla kalmıyor; yarına bırakacağımız hafızayı, insanlığın o ortak estetik hikayesini de kökünden kazıyor. İnsanı yaşatmak ne kadar elzemse, onun asırlardır ilmek ilmek işlediği o sessiz hafızayı korumak da 'insan kalabilmek' adına o kadar değerlidir.

Bu haber ARTnews kaynaklı olarak hazırlanmıştır.

#kültürel miras#unesco#sudan#iran#çehel sütun#savaş ve sanat

Paylaş