Klemens
AtölyelerYeniİçeriklerTestlerEtkinliklerHaritaHakkımızda
Giriş YapBültene Katıl
Tuz İncil
Kültür & Sanat

Tuz İncil

Hatırlanmayan bir anın peşinden giderken, bilmemeyi bir yol haline getiren ve “şu an”la uyumlanmanın izini süren bir anlatı.

Kültür & Sanat

Tuz İncil

Defne Ege Durucu·14 Nisan 2026·1 dk okuma·
·

Hatırlanmayan bir anın peşinden giderken, bilmemeyi bir yol haline getiren ve “şu an”la uyumlanmanın izini süren bir anlatı.

İlk deniz tuzu tattığım anı hatırlamak istiyorum. O kocaman, sınırlarını kestiremediğim su kütlesi bana doğanın, hayatın, benim o tatlı mavi renge dair oluşan beklentilerimi karşılamak zorunda olmadığını gösterdi. Ancak ben bu anı hatırlamıyorum.

Unutmak da değil bu. Unutma eylemi hatırlayınca mümkün çünkü. Ben ise bu anı hatırlamıyorum. Düşündükçe bu konudaki ısrarımı ve yine de bunun yararsız olduğunu fark etmemem işten değil. Peki. Bu ısrarımdan vazgeçiyorum. Başka bir yol bulurum. Bilmemeyi fark etmeye, bu sayede de öğrenen benliğimi onore etmek için bir yol...

Yeni yollar arayıp bulmak için “şu an”ıma bakmam gerek, buraya bakmak içinse çoktan yola çıkmış olmam gerek. Bilen biri yola koyulmaz. Bilmiyorum ve bu yüzden — en çok da iyi ki — yoldayım. Bilmiyorum demenin keyfi ile, bazen lüks bir dört-tekerlek üstünde, bazen de yalın ayak gidiyorum. Tek eşlikçim deniz ve tuzu; “gerçek”.

1000021475
Basel, İsviçre'de denk geldiğim bir dükkan (Mart 2026)

“Bir dağın ağırlığı bir tuz tanesinden hafiftir, eğer kaldırmazsak.” Zihnimi geçmişten ve gelecekten şimdiye getirmek, bu dağın ve gölgesinin büyüklüğü kadar önemli. Bununla birlikte yaşamım “gerçek” ile uyumlanıyor. “Gerçek” ise her koşulda devam edip yolunu “şu an” ile buluşturuyor. Satranç oyununda veziri oynamak gibi, her yöne hareket eden yaşam “şu an”dan başka bir şey getirmiyor. Fark ediyor ve yanılsamalara kanmamak için her an uyanıyorum.

Kültür-Sanat Pusulası

1.500+ okurla her pazar. Ayda 4 e-mail.

Gizlilik Politikası

Düşlerimiz, beklentilerimiz, sürpriz kutular; içinden çıkan karanlık kuyular ve içinden çıkılmaz diye düşündüğümüz senaryolar... Ne en güzelinde ne de en kötüsünde istediğimiz kadar durabiliriz. Çünkü gün batımının görsel şöleni gecenin karanlığını, gece yıldızları, yıldızlar da güneşi getirir. Gönül gözümüzü bile griye boyayacak bir fırtına ise bakmaya doyamadığımız bir gökkuşağını...

Hayatın bu gelgitli akışında, ben denize tuzu kadar inanıyorum.

Shakespeare’e not: Yağmuru sevdiğimi dile getirdiğimden beri şemsiyelerle, güneşi sevdiğimi söylediğimden beri gölgelerle aramda mesafe var; sevmekte tutarlı olmaktayım.

DE
Yazar

Defne Ege Durucu

Defne Ege Durucu'den diğer yazılar
Bütünlüğün Büyüsü
Odak
Bütünlüğün Büyüsü
Defne Ege Durucu'in tüm yazılarını gör
#Kültür#sanat#anlatı#tuz#deniz#inanç

Paylaş

İlgili Yazılar

Kültür & Sanat

Psikeart 100. Sayı Etkinlikleri – Sinema ve Gülmek

Psikeart, 100. sayısına özel etkinliklerle okuyucularıyla buluşuyor. Sinemada Hayat Bilgisi serisinin "Sinema ve Gülmek" temalı oturumunda Klemens olarak biz de oradaydık.

2 dk okuma
Kültür & Sanat

Venedik Bienali Olaylı Açıldı

61. Venedik Bienali soykırım, savaş ve sansür tartışmalarının gölgesinde açıldı.

1 dk okuma
Kültür & Sanat

Sanat Tarihin Kenarında Kalan Adam: Jimmy Mirikitani

Hiroshima'dan New York sokaklarına uzanan bir hayatın izlerini taşıyan kolajcı Jimmy Tsutomu Mirikitani, ilk ciddi kurumsal sergisiyle nihayet görünür oluyor.

1 dk okuma
Tüm Yazılara Dön

klemens

Her eserin ardında bir hikaye, her hikayede sen varsın.

Keşfet

  • Atölyeler
  • Testler ve Oyunlar
  • Kültür Haritası
  • E-bülten
  • İçerikler
  • Etkinlikler
  • Atölyenizi Duyurun

Klemens

  • Hakkımızda
  • SSS
  • İletişim
  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • İade ve İptal
  • Kullanım Koşulları
  • Düzenleyici Koşulları
  • Düzenleyici Aydınlatma Metni

© 2026 Klemens Art Prodüksiyon Ltd. Şti. Tüm hakları saklıdır.

Sıcaklıkla yapıldı ✦