Modern dansın yaratıcısı Martha Graham'ın kurduğu dans topluluğu yüzüncü yılını kutluyor.
Beden Bir Dil Olduğunda
Balerinler sahneye çıktığında yerçekimini yok saymaya çalışır; parmak uçlarında yükselir, havada asılı kalır, adeta ağırlıkları yokmuş gibi yukarı doğru yükselirler. Martha Graham ise tam tersini yaptı: bedenin ağırlığını, yerle kurduğu gerilimi, içe çöküşü ve kasılmayı sahnenin merkezine taşıdı. Bu tercih insanın kendi bedenini nasıl deneyimlediğine dair köklü bir soruyu da beraberinde getiriyordu.
Graham, 1894'te Pittsburgh'da doğdu. Dansa görece geç, yirmi iki yaşında başladı. Bu başlangıç noktası önemli: klasik bale eğitimini henüz içselleştirmemiş biri olarak o dili tersyüz etmekte daha az çekimser davrandı.
1926'da kurduğu Martha Graham Dans Topluluğu, ABD'nin en eski profesyonel dans topluluğu unvanını taşıyor. Yüzüncü yılını dünya genelinde kutlayan topluluk geçen sonbaharda dört Avrupa şehrini dolaştı; Cave of the Heart gibi klasik eserlerin yanı sıra koreograf Jamar Roberts'ın 2024 tarihli We the People adlı yeni yapıtını da sahneledi. Afro-Amerikalı halk sanatçısı Rhiannon Giddens'ın müziğine sahne alan bu parça, bir protesto görüntüsünü dansa taşıyordu.

Graham'ın sahneyle ilişkisi yalnızca koreografik değildi; kostüm ve sahne tasarımı da onun estetik yaklaşımının ayrılmaz parçasıydı. 1948 yapımı Diversion of Angels için tasarlanan elbise buna iyi bir örnek: Graham bu kıyafeti, Wassily Kandinsky'nin bir tablosundaki renkle ayrıştırılan duygusal geçişlerden ilham alarak tasarladı. Resmin soyut enerjisini kumaşa, oradan da hareket eden bedene aktarmak.
Neden Hâlâ Konuşuyor?
Graham'ın imzası olan hareket dili, bedenin kıvrılması, bükülmesi, özgün biçimler alması üzerine kuruludur. 1930 tarihli Lamentation adlı solo eser bunu en saf biçimiyle ortaya koyar: oturmuş bir dansçı, bir kumaş rulosunun içinde kıvranarak yasın bedensel halini araştırır. 1933 tarihli Ekstasis ise heykelsi bir yalnızlık halidir. Her ikisi de anlatının sözcüklere değil, beden geometrisine bırakıldığı özgün anlatılardır.
Graham aynı zamanda cesur siyasi tercihler de yaptı. 1936 Berlin Olimpiyatları için gelen Nazi Almanyası davetini geri çevirdi. Dansçı olarak aldığı ilk Özgürlük Madalyası'nın sahibi oldu.
Kaynak: Smithsonian Magazine