Mitoloji Bozumu·Bölüm 06
Bir Isırık Elma Arası
Mitoloji Bozumu dinleyicileri. Bu bölümde elma üzerine sohbet ediyoruz. PARİS ve Üç Güzeller bölümündeki elma paragrafını biraz genişletelim dedik. Derinlere dalıp aniden su üstüne çıkmayı sevenlere... Umarız doyurucu olur. :)
Sinem Deniz Kılıç·12 dk·23 Haziran 2026

Tekrar notları
PDF olarak indir-
Elmanın ortasında pentagram var. Bölüm, Paris ve Üç Güzeller bölümündeki kısa elma incelemesinin açılmış hali. Elma ikiye bölündüğünde kusursuz, beş köşeli bir pentagram görüntüsü çıkar; manevi inanışlarda bu beş köşe toprak, hava, ateş, su ve ruhu temsil eder, bu yüzden bilgiyle elmayı eşleştirmek yerinde. Ezoterik ürpermeye gerek yok: Fazla kusursuzluğu yapay ve olağan dışı algılayan beyin onu tehlikeli bulmuştur, üstelik bir yiyeceğin salt mevcudiyeti kendi eksikliklerimizi ve kusurlarımızı yüzümüze vurur.
-
Elma, kadının günah keçisi ilan edilmesinin ilk adımı. Kusursuz cennet, Havva'nın yasak elmayı ısırmasıyla bozulur. Isırık tam olanı eksiltir, bilinci açığa çıkarır ve ilk atasözü yazılır: Cehalet mutluluktur. Ardından ahlaki mekanizmalar devreye girer, yaprak yerine esvap giyilmeye başlanır. Bölümün sorusu şu: Bilgiye ulaşma iradesinde Adem'den hızlı ve meraklı olmak suç mu?
-
Pamuk Prenses ve Atalanta, elmayla eşiği geçenler. Pamuk Prenses çocukluktan yetişkinliğe geçişin yolunu haz duyduğu, meraklandığı elmayı ısırmakta bulur, arzunun rengarenk dünyasına adım atar. Atalanta daha başında babası tarafından terk edilir, yedi cüce yerine onu emziren bir ayısı vardır; güçlü kuvvetli bir genç olunca babası onu kabul eder ve kazananın onunla evleneceği yarışlar başlar. Hippomenes, Afrodit'e yalvarıp Hesperidlerin bahçesinden üç elma alır ve yarışta Atalanta'nın önüne atar; Atalanta şaşkınlıkla elmalara bakarken yarışı Hippomenes kazanır. Bu şovun Antik Yunan'da sevdiğine elma fırlatarak evlilik teklif etme akımına dönüştüğü söylenir.
-
Altın elmaların adresi Hesperidlerin bahçesi. Ölümsüzlük, ebedi gençlik ve ilahi güzelliğin simgesi olan, yalnız tanrıların ulaşabildiği elmalar buradadır. Bahçe Hera'ya adanmıştır ve Eris'e nifak saçsın diye postalanan elma da bu bahçeden gelir. Herakles ise on iki görevi sırasında ağaca dalması için Titan Atlas'ı gönderip üç elma çalmıştır, terbiyesiz.
-
Aynı ölümsüzlük elması İskandinav mitolojisinde ve Anadolu'da. Gençlik tanrıçası İdun'un elmalarını yiyen sonsuz güzelliğe sahip olur, elmalar canlılık kaynağıdır; İdun bir dev tarafından kaçırılınca tanrı ve tanrıçalar yaşlanmaya, güçten düşmeye başlar. Anadolu'da da elma hayat verir ve bereket getirir: Düğünlerde yeni çifte bereket getirsin, bol çocuk versin diye sancağın tepesine elma takılır, çocuk isteyen kadınların rüyasına giren dervişin verdiği elmayı yerse hamile kalacağına inanılır.
-
Alevilik inancında elma birliğin ve kardeşliğin sembolü. Beş köşe burada insan ile hakikat arasındaki birlik fikridir; beş kanat Zühre yıldızını, Zühre yıldızı da Ali'nin alnındaki ışığı, aydınlığı ve temizliği temsil eder. Elma, Cebrail tarafından İmam Ali'ye cennetten getirildiğine inanılan kutsal bir meyvedir. Bir rivayette peygamber elindeki elmayı isteyen iki torunu Hasan ile Hüseyin'i Cebrail'in bildirdiği üzere güreştirir, yenişemeyince Cebrail cennetten bir elma daha getirir; başka bir versiyonda Hasan ile Hüseyin hangisinin kaderinin üstün olduğunu babaları İmam Ali'ye sorar, Ali elmayı ikisinin ortasına atar, elma ikiye bölünür. Müsahiplik yani yol kardeşliği erkanında kurban edilen elma da müsahipleri temsil eder: Yol kardeşleri bir elmanın iki yarısıdır.
-
Fatıma'nın yarım elmadan yaratılması, Havva anlatısının tam tersi. Rivayette Fatıma, İmam Ali'ye Miraç'ı anlatır: Cennette bir elma ağacının altında, üzerinde ikisinin ismi yazılı Zülfikar'ı mahzun bir halde görür, ardından Cebrail'in söylemesiyle Ali kırmızı bir elma alıp yer ve diğer yarısını orada bırakır, Fatıma o yarım elmadan yaratılır. Havva'nın elma yüzünden cennetten kovulmasını, Afrodit'in elma karşılığında Paris'e Helen'i sunmasını ve üvey annenin Pamuk Prenses'e elma teklif etmesini saflık, temizlik ve canlılıkla tersine çeviren bir okuma. Bölüm bu bölümü şöyle bağlar: Bardağın dolusunu gören, hırsa ve kötülüğe sırt çeviren herkese bir ısırık elma şifa olsun.
-
Newton'un elması kutsal bilgiyi fiziğe devretti. Newton, ayı dünyaya doğru çeken kuvvetle elmayı kafasına düşüren kuvvetin aynı matematiğe sahip olduğunu fark etti. Evrensel çekim yasası toprağa zincirli, alelade varlıklar olduğumuzu tescilledi: Hem cennetten hem evrenin merkezinden kovulduk. Havva hikayesindeki gibi Newton da bir elmayla eski dönemi kapatıp yenisini başlattı, doğa artık formüllerle hesaplanabilir bir makineydi.
-
Turing'in siyanürlü elması, ceplerimizdeki ısırılmış elma. Alan Turing İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerin Enigma şifresini kırarak milyonlarca insanın hayatını kurtardı, ardından eşcinselliği yüzünden yargılanıp kimyasal hadıma maruz bırakıldı; 7 Haziran 1954'te siyanürlü elmayı yemeye itildi. Aynı ısırılmış elma pürüzsüz parlaklığına kavuşturulup ceplerimize taşındı: Turing'e geç kalmış özürler iletilirken elma yeni acılar üretmeye devam etti, her on kişiden yedisi bir üst sürüm için kuyrukta bekler oldu.
-
Elma aynı zamanda hedefin adı. William Tell hikayesinde başın üzerine konan elma, okun tutturması beklenen hedeftir; Osmanlı padişahlarında kızıl elma gidilmesi gereken hedef anlamını taşır. Günümüzde okçu tüketicidir, hedef ise elmanın temsiliyetidir. Bölüm tekinsizlik, bilgelik, cömertlik, günah ve değişim sembolü elmayı havaya atarak kapanır: Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar.
Deşifre
Aç
Bu deşifre otomatik çıkarıldı ve gözden geçirilmeyi bekliyor. Özel adlarda hata olabilir.
YASAL UYARIN YASAL UYARIN Resmi anlatı değildir. Herkese merhaba. Bugün biraz daha bilgi odaklı ve daha kısa bir sohbetimiz olacak. Paris ve Üç Güzeller bölümündeki elma incelemesini biraz daha açmak gerektiğini düşünmüştüm. Başlamadan önce bölümlerde değindiğim, kısaca atıf yapıp geçtiğim konuları da böyle konuşalım derseniz Instagram'dan yazabilirsiniz. O zaman önce bir hatırlayalım. Ne demiştik? Fagan mitolojisinde ve semavi dinlerde elma motifine sık rastlarız. Bu onun kolay erişilebilir olmasıyla da ilgilidir tabii ama biz biraz daha kurcalayalım istiyorum. Elmanın yapısını düşünün. Elini ikiye böldüğünüzde kusursuz, beş köşeli bir pentagram görüntüsüne sahiptir. Manevi inanışlarda bu beş köşe toprak, hava, ateş, su ve ruhu temsil eder. Bu açıdan bilgi ve elmayı eşleştirmek yerindedir. Elmadaki kusursuzluk, kolektif bilinç dışı gözlüğüyle ezoterik bir ürpermeye sebep olsa da makul olalım derim. Basitçe fazla kusursuzluğu yapay ve olağan dışı algılayan beyin onu tehlikeli bulmuştur. Daha da basit olan şey ise bir yiyeceğin saf mevcudiyetiyle açıklanamaz biçimde eksikliklerimizi ve kusurlarımızı yüzümüze vurmasıdır. Doğa bizim için yaratılmıştır. Fakat bizden daha kusursuzdur cehaletimi desek. Yani epey cahil biriyim ve bu beni oldukça üzüyor. Evet. Biraz matematik ve yabancılaşmayı anlamak adına 1844 el yazmaları diyorum. Oğlum işte 92'yi zorlama ne zorluyorsun sen 91'sin tamam bitti. Şimdi 92'yi zorlayalım bakalım. Aşina olduğunuz üzere elma kadınlar için günah keçisi olma yolunda ilk adım. Kusursuz cennet Havva'nın yasak elmayı ısırmasıyla bozulur. Sanki cennetin kapısını tekmelemiş. Bilgiye ulaşma iradesinde Adem'den hızlı ve meraklıysak suç mu? Hi Barbie. Hi Barbie. Hi Barbie. Bir yandan da elma artık mükemmelliği bozan arzuları açığa çıkarandır. Arzun'un tatmini eşittir. Her şeyin bilgisine bir ısırıkla sahip olmak. Fakat o ısırıkla tam olanı eksiltmek bilinci açığa çıkardı. Ve ilk atasözü yazıldı. Cehalet mutluluktur. Havva'nın ısırığıyla ahlaki mekanizmalar devreye girdi. Yaprak yerine esvap giyilmeye başlandı. E pamuk prenses durur mu? Çocukluktan yetişkinliğe geçmenin yolunu haz duyduğu, meraklandığı elmayı ısırmakta buldu. Arzun'un rengarenk dünyasına adım attı. Freud'a göre hazdun dünyası karanlıktır gerçi. O biraz niktofili bir tip ne de olsa. Yunan mitolojisindeki Atalanta pamuk prensesiyle kaderda sayılır. Yani kısmen. Atalanta babası tarafından daha başında terk edilir. Arkalarına topladığı yedi cüceler yok ama onu emziren ayısı var. Atalanta güçlü kuvvetli bir genç olduğunda babası onu kabul eder. Ve Atalanta için evlilik yarışları başlar. Yarışta Atalanta'yı geçen onunla evlenebilecektir. İşte burada Hesperitlerin kusursuz elmaları devreye giriyor. Ve yine Afrodit. Çok güzel oldu. Hippomenes Atalanta'yı yarışta geçebilmek için Afrodit'e yalvarınca Tanrıça ona Hesperitlerin bahçesinden 3 elma verir. Yarışta Atalanta'nın önüne atacak. Ve kız çemiz şaşkınlıkla elmalara bakarken Hippomenes yarışı kazanacaktır. Atalanta bu sonuçta. Pamuk prenses gibi ayvayı. Pardon. Elmayı yiyecek değildi. Hippomenes'in elmalarla yaptığı bu şovun Antik Yunan'da evlilik teklifi akımına dönüştüğü söylenir. Seven sevdiğine elma fırlatsın. Neyse. Sevenler sevdiğine elma fırlattıysa biz devam edelim. Atalanta hikayesinde geçen Hesperitlerin bahçesi altın elma ağaçlarıyla ünlüdür. Yakaladınız. Eris'e nifak saçsın diye postalanan elma da bu bahçeden. Yalnız Hesperitlerin altın elma bahçesi Hera'ya adanmıştır. Şimdi ne desem bilemedim. Neyse. Diğer bölümü bekleyin. Hesperitlerin bahçesindeki elmalar ölümsüzlük, ebedi gençlik ve ilahi güzelliğin simgesiydi. Sadece Tanrıların ulaşabildiği elmalardı. Gerçi Herakles 12 görevi sırasında ağaca dalması için Titan Atlas'ı gönderip 3 elma çalmıştı terbiyesiz. Yahu bir dur Mahmut yahu. Hesperitlerin ölümsüzlük ve ebedi gençlik elmalarını İskandinav mitolojisinde de görürüz. Gençlik tanrıçası İdun'un elmalarını yiyen sonsuz güzelliğe sahip olurdu. Elmalar canlılık kaynağıydı. Devtazi İdun'u kaçırınca Tanrı ve Tanrıçalar yaşlanmaya, güçten düşmeye başladılar. İdun'un elmalarının hayat veren, bereket getiren özelliğine Anadolu'da da rastlıyoruz. Düğünlerde yeni eli çifte bereket getirsin, bol çocuk versin düşüncesiyle sancağın tepesine elma takılır. Hava elmayı yerken hiç böyle demiyordunuz ama neyse. Yine Anadolu'da çocuk isteyen kadınlar rüyasına giren dervişin verdiği elmayı yerse hamile kalacaklarına inanıyorlardı. Demeyeyim demeyeyim diyorum da rüyayı gören erkekse Zeus gibi Athena mı doğuruyor? What do you say? Ciddiyete geri dönüp elmanın ortasındaki pentagram yapısına yeniden bakalım. Geçen bölümde bu beş köşeli yapının ateş, su, toprak, hava ve ruhu temsil ettiğini söylemiştik. Bu beş köşenin temsiliyeti Alevilik inancında insan ile hakikat arasındaki birlik fikridir. Aynı zamanda bu beş kanat Zühre yıldızını, Zühre yıldızı da Ali'nin alnındaki ışığı, aydınlığı, temizliği temsil eder. Elma Cebrail tarafından İmam Ali'ye cennetten getirildiğine inanılan kutsal bir meyvedir. Elma ile seçim motifi burada da karşımıza çıkıyor. Bir gün Muhammed peygamber elinde bir elmayla torunları Hasan ve Hüseyin'in yanına gelir. İki torunu da elmayı ister. Ne yapacağını bilemeyen peygamberin imdadına Cebrail koşar. Ve ona ya Muhammed, Tanrı Teala sana selam kıldı. Hasan ile Hüseyin radiyallahu anh güreş tutsunlar. Kankısı galip olursa ol elmayı ana versin dedi der. Hasan ile Hüseyin birbirine yenişemeyince Cebrail cennetten bir elma daha getirir. Bu hikayetin başka bir versiyonunda da Hasan ile Hüseyin babaları İmam Ali'ye hangisinin kaderinin diğerinden üstün olduğunu sorarlar. Ali de elmayı ikisinin ortasına atar. Elma ikiye bölünür. Biri Hüseyin'in, diğeri Hasan'ın önüne düşer. Yarımşar elmanın tekliği simgelediği motif, Cemler'de de hem birliği hem de kurbanı temsil eder. Alevilik inancındaki müsahiplik, yani yol kardeşliği erkanında, müsahiplerin kestiği kurban elmadır. Her ne kadar günümüzde Burut Çeyel değişkenlik gösterse de, aslında kurban edilen elma, müsahipleri temsil eder. Hasan ile Hüseyin'de olduğu gibi, yol kardeşleri bir elmanın iki yarısıdır. Alevilik'te elma ile ilgili çok fazla anlatı var. Biz son olarak Havva ile Adem'in tersi bir rivayete bakalım. Hz. Fatıma'nın elmadan yaratılması hakkında bir rivayet. Fatıma, İmam Ali'ye, Miraç'ta babamla yürürken, cennette bir elma ağacının altında, Zülfikar'ın mahzun bir vaziyette olduğunu gördü. Zülfikar'ın üzerinde, senin ve benim ismimiz yazılmıştı. Sonra Cebrail sana, cennet meyvelerinden yemeni söyledi. Sen de kırmızı bir elma alıp yedin. Diğer yarısını orada bıraktın. İşte ben o yarım elmadan yaratıldım der. Aslında Havva'nın elma yüzünden cennetten kovulmasını, Afrodit'in elma karşılığında Paris'e Helen'i sunmasını, Pamuk Prenses'e üvey annenin elma teklif etmesini, saf, temiz ve canlılıkla tersine çeviren bir inanç okuyoruz. Bardağın dolusunu pürüpak gören, hırsına kötülüğe sırt çeviren herkese, bir ısırık elma şifa olsun. Bilimin elması, Newton'un elması. Havva ile Prenses, Bilginin, hazdın kapılarını dünyaya açarken, Newton'un elması, müfredatlarımıza yenilik kattı. Hem cennetten, hem evrenin merkezinden kovulduk. Evrensel çekim yasası, toprağa zincirli, alelade varlıklar olduğumuzu tescilledi. Elma artık fiziğin meyvesiydi. Havva hikayesindeki gibi, Newton da bir elmayla eski dönemi kapatmış, yeni bir dönem başlatmıştı. Göğün bilgisi elma, Newton'un ayaklarının altındaydı. Eksik bilgiyi elma ile tamamlama fikri, yeniden karşımıza çıkıyor. Newton, ayı dünyaya doğru çeken kuvvetle, elmayı kafasına düşüren kuvvetin, aynı matematiğe sahip olduğunu fark etti. Tabi, Newton'un kafasına düşen elma, doğanın da gizemli kutsallığının düşüşüydü. Masalların göğe yazdığı sırları, matematiğin satırlarına çevirmişti. Doğa artık formüllerle hesaplanabilir bir makine, biz de ustabaşı, müdür, patron diye sıralandık tepesinde. Newton, doğanın şifresini çözdüyse, zihnin şifresi de algoritmaya dökülebilirdi. Elmanın makinaya dönüşme hikayesi, günümüzdeki dijital koltuğuna otururken, pamuk prenses masalına atıfta bulunan bir trajedinin üzerine basar. Alan Turing, 2. Dünya Savaşı'nda, Nazilerin enigma şifresini kırarak, milyonlarca insanın hayatını kurtarmıştı. Fakat eşcinselliği yargılanıp, kimyasal hadıma maruz bırakıldı. Takvimler, 7 Haziran 1954'ü gösterirken, Alan Turing, siyanürlü elmayı yemeye itilmişti. Ya da pamuk prensesle denkleştirilen, hüzünlü bir masal sonu yaratmak, otoritenin tam 12'den vurduğu öngörüsü müydü? Her zaman olduğu gibi, acının estetiğinden faydalanmayı bilen büyük çarkın ustabaşısı, siyanürlü elmayı, pürüzsüz parlaklığına kavuşturup, ceplerimize taşıdı. Turing'e geç kalmış özürler iletilirken, ısırılmış elma, yeni acılar üretmeye devam etti. Her 10 kişiden 7'si, intihar sembolünün bir üst sürümünü sebepsizce kuyrukta bekleyecek denli elma aşığı, ya da nazikçe statü hazlı peşinde. Bu biraz da William Tell'in hikayelerindeki elma motifini hatırlatır. Hani başınızın üzerine bir elma koyarsınız ve okun doğru hedefi, yani elmayı tutturmasını beklersiniz. Osmanlı padişahları içinde elma, kızıl elma, gidilmesi gereken hedef anlamını taşır. Fakat günümüzde okçu tüketicidir, hedef ise elmanın temsiliyetidir. Velhasılı, batının sonsuz bilgi korkusu, Havva ile birlikte insanları cennetten kovarken, mitoloji dünyası elmayı kutsallar için kutsal objeye dönüştürmüştür. Aynı elma, alevilik inancında mütevazı bir kardeşlik ve kadın erkek eşitliği anlatısıdır. Masalların kapılarına görülde atan Newton, doğanın bilgisini elmayla tanımlar. Isırılmış dijital elma ise, bilginin noktalama işaretlerini değiştirip değiştirip, yeni sürüm diye satar. Havva'nın özgür bıraktığı bilgi, suslu paketlerle mülke dönüşür. Biraz daha bilgi, biraz daha güç, biraz daha ölümsüzlük. Tekinsizlik, bilgelik, cömertlik, günah ve değişim sembolü elmayı havaya atalım. Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar. Mitoloji Bozumu sundu. İzlediğiniz için teşekkür ederim. .