Düşünce Denizinde Pusula Olacak Üç Kitap
Kültür & Sanat

Düşünce Denizinde Pusula Olacak Üç Kitap

Bekir Güneş

@bkr_gunesbekirgunes54@hotmail.com

6 Ekim 2026 · 6 dk okuma

Bekir Güneş'ten düşünce denizinde pusula olacak üç kitap önerisi: Marshall Berman ile adımladığımız modern dünyanın sokakları, Mustafa Merter ile insan ruhunun dokuz yüz katlı derinliklerine açılırken; Adam Phillips elimize tutuşturduğu pusulayı tersine çevirerek bizi kaçırdığımız hayatlarla yüzleştiriyor.

Okumak; yeni ufuklar açmanın yanında, bir sürü çıkmaz ve kargaşayı da beraberinde getirir. İster sadece roman okuru olun, ister tarih meraklısı; felsefe, sosyoloji, psikoloji ya da siyaset okumayı seven biri de olabilirsiniz. Okudukça içine girdiğiniz deniz, hem büyür hem de derinleşir. Hedefiniz belirli de olsa, her şey kendiliğinden de gelişse, hemen her okurun önüne benzer kelimeler, kavramlar, ideolojiler ve yazarlar çıkar.

İyi bir okur zamanla okumaları sırasında şöyle bir değinilip geçilen kavramlar hakkında derinlemesine bilgi edinmek ister: Rönesans nedir, Karl Marx kimdir, modernizm nedir gibi soruların yanında; aniden kendinize neden her konunun ya da kitabın içinde bir şekilde Freud’un geçtiğini sorabilirsiniz.

Fakat her konuyu, her yazarı ve her ideolojiyi teker teker incelemek için insan ömrü oldukça kısadır.

İşte bu sorulara cevap verebilecek; önemli kavramlar, ideolojiler, tarihi olaylar ve kişiler hakkında size yeterli bilgi sunabilecek iki kitap seçtim. Sonrasında ise hem o kitaplarda öğrendiklerinizi destekleyecek hem de yaşam serüvenine başka pencereler açacak üçüncü bir kitap... Ne de olsa bu denizin sınırı yok.

image

1. Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor

Marshall Berman, Marx’ın ünlü sözünü bu kitabına isim olarak verdi. Kitabı okurken, Rönesans arefesinden bugüne bu isimlendirmenin ne kadar yerinde olduğunu kendiniz de göreceksiniz.

Bu kitap, "Modernizm nedir?" sorusuna verilebilecek en iyi cevaplardan biridir. "Kaç farklı modernizm var?" diye düşünmeye başladığınız anda, insan türü tarafından üç-dört asırdır oluşturulan her şeyin hızlı bir şekilde buharlaşmaya başladığını ve hemen yerine yeni modernin geldiğini fark edeceksiniz.

Bir alıntı:

Octavio Paz’ın dediği gibi; modernlik geçmişten öylesine koparılmış ve habire, öylesine baş döndürücü bir hızla koşturuyor ki kök salamıyor, başlangıcına dönemiyor ve böylelikle yenilenme gücünü bulamıyor.

Berman, aslında "post-modernizm" gibi isimlendirmelerin anlamsız olduğunu, her zaman tek bir modernizm bulunduğunu vurguluyor kitabında. Tüm bunları yaparken de şu soruların cevabını özet halinde bulabileceğiniz bir başyapıt sunuyor:

· Rönesans aslında nedir? Nasıl ve neden ortaya çıkmıştır?

· Goethe kimdir ve tek bir kitapla sonraki asrı nasıl etkileyip şekillendirmiştir?

· Marx ne dedi? Bugünden baktığımızda doğruları ve yanlışları nelerdir?

· Nietzsche kimdir ve düşüncesi nasıl oluşmuştur?

· Siyaset ve mimari (ya da yeniden inşa) edebiyatı nasıl etkiledi? Ya da tam tersi olarak; yazarlar ve şairler düşünceye, topluma, insana ve siyasete ne gibi etkiler yaptı?

Tarihsel olaylar içinde yolculuk yaparken bir yandan Sartre ve Baudelaire gibi Fransız yazarları ve şairleri inceleyecek, Fransız edebiyatı içinde anlamlı bir yolculuğa çıkacaksınız. Yine bir yandan tarihi olayları, sosyal, kültürel ve siyasi dönüşümü incelerken; Rus yazarları isim isim, özet halinde geçeceksiniz. Puşkin’den Çernişevski’ye, Gogol’den Dostoyevski’ye ve sonrasında Zamyatin’e kadar silsile halinde her yazarı tanıma, düşünceyi izleme, topluma ve birbirlerine olan etkilerini gözlemleme şansı yakalayacaksınız.

Özetle bu kitap; tarihsel olguları, insanın değişim ve dönüşümünü incelerken edebiyat ve edebiyatçıların yanında ünlü bazı fikir adamlarını da bizlere tanıtıyor ve düşünce tarihini es geçmiyor. Aydınlanma Çağı, komünizm, sosyalizm, nihilizm ve kapitalizm gibi düşünce ekollerini bizlere çok sade ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Bunun yanında bu düşünce yürüyüşünde karşımıza çıkacak olan, birçoğumuzun kelime anlamını bilse de derinlemesine hâkim olmadığı burjuvazi ve aristokrasi gibi kavramlara da yine çok anlaşılır bir dille değiniyor.

Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor’u okuyup bitirdiğinizde; artık okuma hayatınızda karşınıza çıkmış ama derinlemesine bilmediğiniz birçok şeyi öğrenmiş olacaksınız; son dört yüzyılın bir özetini de.

image

2. Dokuz Yüz Katlı İnsan

Psikiyatrist Mustafa Merter, lise sonrası eğitiminin tamamını Avrupa’da almış bir yazar. Kitabında bir yandan psikoloji bilimini ve bu daldaki önemli bilim insanlarını tanıtırken, diğer yandan insan ruhunda güzel bir yolculuğa çıkmamızı sağlıyor.

İyi bir okur, ne tür kitap okursa okusun –ki özellikle roman okurları– sık sık Freud ve Jung gibi isimleri duyar, onlardan yapılan alıntılarla karşılaşır. Bu kitap; psikoloji biliminin bütün önemli geçiş noktalarını ve gelişimini, hem kronolojik denilebilecek bir sırayla hem de bilim insanlarının izleri ve birbirlerine etkileriyle, silsile halinde ve bir roman tadında okuma ve anlama şansı sunuyor.

Freud ve öncüleri G. T. Fechner, J. Gassner, A. Mesmer ve daha sonra C. G. Jung ve sonrası... Psikoloji biliminin her evresini, dolayısıyla ilerleyişini izliyor ve bilgi sahibi oluyoruz. Bunun yanında bilinçaltı, bilinçdışı ve hal psikolojisi gibi psikoloji bilimine ait kavramları, bilimsel bir dile boğulmadan anlama şansı buluyoruz. Ayrıca terapi ekollerini ve tedavi yöntemlerini inceliyoruz.

Kitap; meditasyondan yogaya ve tasavvufa kadar, farklı kültürlerin psikolojiye ve insan ruhuna bakışını ele alıyor. Bu inceleme sırasında insanın ruhunu, hastalıklarını ve tedavilerini yönelik Doğu ile Batı arasındaki farkları da gözlemleyebiliyoruz.

Bir alıntı:

Batı psikolojisi bu katlara sistematik olarak vakıf olmadığı gibi, üst katlara çıkan asansörün varlığından da habersiz. Dikey gelişim imkanı teşvik edileceği yerde, yaşanılan kattaki daireyi süsleme yoluna gidiliyor. Orada yaşayan alt kişilik azdırılarak ahlaki bir relativizm ile hedonizm, narsisizm ve egoizm destekleniyor.

Bütün bu psikoloji bilimi incelemeleri sırasında, insan ruhunun katmanlarını ve bilincin hallerini de çok anlaşılır bir dille anlama ve anlamlandırma imkanı bulabilirsiniz. Tabii ki kitabı okurken amacımız psikolog olmak değil; okuduğumuz kitaplarda adlarını duyup alıntılar yapılan insanları tanımak; gerek kitaplarda gerek günlük hayatta karşımıza çıkan psikolojik kavramlar ve terimler hakkında bilgi sahibi olmak. Bu tip bilgiler, iyi bir okur için okuma hayatında çok destekleyici olacaktır.

image

3. Kaçırdıklarımız: Yaşanmamış Hayata Övgü

Son kitabımız psikanalist Adam Phillips’e ait. Yazar kitabında; hüsran, tatmin, kavrayamamak, yanına kâr kalmak, çıkıp gitmek ve deli rolü yapmak üzere altı başlıkta insanın bazı temel duygu ve tecrübelerini inceliyor. İnsandan yola çıkarak yine insana farklı bir yerden bakmamızı sağladığı gibi; topluma, toplumsal meselelere, hatta siyasete de yeni kapılar açıyor. Freud ve Nietzsche gibi düşünürleri kendi penceresinden inceliyor.

Önceki iki kitaptan sonra üçüncü kitap olarak bunu seçmiş olmamın nedeni; diğer ikisini destekleyici sayılabileceği gibi, o kitaplarda okuyacağımız her şeyi ters yüz edip farklı bir açıdan yeniden görmemize neden olacak olmasıdır.

Bu eser, her ne kadar bilimsel olarak psikoloji hatta psikanaliz üzerine yazılmış bir kitap gibi görünse de yer yer psikoloji bilimine yönelik bir eleştiri niteliği de taşıyor. Hayatın tamamına, belki de daha önce hiç bakmadığınız bir pencereden bakmanızı sağlayacaktır.

Bir alıntı:

Bilgi bizi tercih yapmamız için önümüze daha çok seçenek koyarak değil, imkansız şeylere kalkışıp hüsrana uğramamızı engelleyerek özgürleştirir.

Okudukça İçine Girdiğimiz Deniz

İlk kitapta karşımıza çıkan ama hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadığımız yazarlar, filozoflar, düşünce sistemleri hakkında kapsamlı bir özet okuyoruz.

İkinci kitapta aynı kapsama psikoloji alanından dahil oluyoruz.

Üçüncü kitapta ise ilk iki eserin sunduğu dış dünya ve iç dünya perspektiflerini tek bir potada eriterek, her iki kitabın ayrı ayrı yaptığını bu kez tek bir kapağın altında buluyoruz. Bu üç kitabı birbirini tamamlayacak bir bütün gibi okumak, okudukça içine girdiğiniz denizi büyütecek ve derinleştirecek.

Bu üç kitap, engin bir denizde kaybolmak yerine, derinliklerden keyif alarak yüzebilmemiz için bize pusula oluyor. Zira entelektüel kargaşayı bir kaosa değil, bilinçli bir keşif yolculuğuna dönüştürmek; her iyi okurun kendine borçlu olduğu en güzel serüvendir.


Adı Geçen Kitapların Künyeleri

1.Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor, Marshall Berman (çev: Ümit Altuğ - Bülent Peker), İletişim Yayınları, 1. Baskı, 1994, 476 sayfa.

2.Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter, Ketebe Yayınları, 2024, 1. Baskı, 454 sayfa.

3.Kaçırdıklarımız: Yaşanmamış Hayata Övgü, Adam Phillips (çev: Selin Siral), Metis Yayınları, 12. Baskı, 2024, 161 sayfa.

Bu yazıya atıf verin

Bu yazıyı kaynak gösterebilirsiniz. Aşağıdaki künyeyi kopyalayıp kullanın.

APA

Güneş, Bekir (2026). Düşünce Denizinde Pusula Olacak Üç Kitap. Klemens Art. https://klemensart.com/icerikler/yazi/dusunce-denizinde-pusula-olacak-uc-kitap (Erişim: 6 Ekim 2026)

MLA

Güneş, Bekir. "Düşünce Denizinde Pusula Olacak Üç Kitap." Klemens Art, 6 Ekim 2026, https://klemensart.com/icerikler/yazi/dusunce-denizinde-pusula-olacak-uc-kitap.

Nasıl çalıştığımızı okuyun: kaynak, düzeltme ve bağımsızlık ilkelerimiz.

#Edebiyat#Kitap

Paylaş