Metropolitan Müzesi, 140'tan fazla eseri yüksek çözünürlüklü 3D taramalarla dijital dünyaya açtı. Sanat tarihi için yeni bir erişim çağı başlıyor.
Camın Ardındaki Mesafe
Müzede bir eserin önünde durmanın kendine özgü bir gerilimi vardır. Yaklaşmak istersiniz, ama güvenlik bandı durdurur. Mermer yüzeyin dokusu, tunç heykelin patinası, boyaların katmanları — bunların hepsi gözle değil, teknik olarak elimizle anlaşılabilir şeyler. Oysa dokunmak yasak. Bakış, her zaman bir mesafeden bakış olmak zorunda.
New York'taki Metropolitan Müzesi bu mesafeyi, en azından kısmen, ortadan kaldırmaya girişti. Müze, yakın dönemde 140'tan fazla önemli eserin yüksek çözünürlüklü 3D taramalarını kamuoyuyla paylaştı. Artık o eserleri ekranda döndürebilir, her açıdan yakınlaştırabilir, yüzeylerin en ince ayrıntılarına inebilirsiniz.
Arşivin İçindeki Derinlik
Met'in resmi duyurusuna göre bu modeller hem araştırma hem de merak için tasarlandı. Çoğu akıllı telefon üzerinden artırılmış gerçeklik (AR) deneyimiyle, VR başlıklarıyla da izlenebilir yapıda. Yani eser, müze salonundan çıkıp kendi yaşam alanınıza taşınabiliyor.
Arşivdeki eserler dönem ve coğrafya bakımından olağanüstü bir çeşitlilik sunuyor. MS 3. yüzyıla ait, aslanların antilop avladığı bir mermer lahit; MÖ 360-343 yılları arasına tarihlenen ve Kral Nectanebo II'yi koruyan şahin biçimindeki Horus heykeli; Kano Sansetsu'nun 1646 tarihli Yaşlı Erik Ağacı adlı panosu; MÖ 200 ile MS 300 arasına tarihlenen Nayarit sanatçılarına ait bir ev modeli. Bunların yanı sıra 18. yüzyıldan bir Mekke tasviri çinisi, 19. yüzyıldan Medusa'nın başını tutan Perseus'u betimleyen bir mermer heykel ve Fransa Kralı II. Henri'ye ait bir zırh takımı da arşivde yer alıyor.
Kaynak: Open Culture