Sessizliği Vurmak Mümkün mü? Uykusuz Bir Rüya Salim Üzerine
Kültür & Sanat

Sessizliği Vurmak Mümkün mü? Uykusuz Bir Rüya Salim Üzerine

Ömer Eski

omeroskii

7 Ekim 2026 · 3 dk okuma

Bir insan, tanık olduğu hakikati söylemeyerek kendini koruyabilir mi yoksa sustuğu şey, bedeninde ve hafızasında başka bir ses olarak yaşamayı sürdürür mü? Berkay Ateş'in yazıp oynadığı Uykusuz Bir Rüya Salim, sessizlik ile ses arasındaki bu gerilimi tek bir beden, bir sandalye ve karanlığı yaran ışık üzerinden kuruyor.

Ses, her zaman ağızdan çıkan bir söz değildir. Bir sandalyenin zeminde sürüklenmesinde, hızlanan bir nefeste, karanlığı bölen ışıkta ya da söylenemeyen bir cümlenin ardından uzayan bekleyişte de ses vardır. Sessizlik de yalnızca konuşmamak değildir. Bazen korkudan, bazen çaresizlikten, bazen de gördüğümüz şeyle ne yapacağımızı bilemediğimiz için susarız. Peki sustuğumuz şey gerçekten kaybolur mu?

Berkay Ateş'in yazdığı ve oynadığı, Yiğit Sertdemir'in yönettiği Uykusuz Bir Rüya Salim bu sorunun peşinden gidiyor. Adana'da ailesiyle yaşayan Salim, babasının isteğiyle İstanbul'a gönderilir ve amcasının kebapçı dükkanında çalışmaya başlar. Burada tanık olduğu olay, onu geri dönüşü olmayan bir yolun eşiğine getirir. Geçmiş ile bugün, rüya ile gerçek, suç ile masumiyet birbirine karışırken Salim'in anlatısı bir tanıklığın insanda bıraktığı izi görünür kılar.

Oyunun asıl gerilimi, Salim'in ne gördüğünden çok, gördüğü şey karşısında ne yapacağı sorusunda toplanıyor. İnsan tanık olduğu her şeyi söylemeli mi? Konuşmak hakikati açığa çıkarırken kişiyi yeni bir karanlığın içine atabilir mi? Susmak yalnızca kendini korumak mıdır, yoksa kötülüğün sürmesine izin vermek anlamına da gelir mi? Oyun bu sorulara kesin cevaplar vermiyor. Seyirciyi Salim'in vicdanıyla aynı dar alana yerleştiriyor.

Tek Bedende Çoğalan Sesler

Tek kişilik bir oyunda seyircinin dikkatini sahnede tutmak, metni doğru söylemekten fazlasını gerektirir. Berkay Ateş, Salim'in parçalanan hafızasını güçlü ve fiziksel bir oyunculukla taşıyor. Sesini bir anlatım aracının ötesine geçiriyor; yükselişler, ani kesilmeler, değişen tempo ve nefes kullanımı oyunun ritmini belirliyor. Bir an Salim'in çocukluğuna, ardından babasına, amcasına ya da başka bir kişiye geçerken büyük işaretlere ihtiyaç duymuyor. Küçük bir beden değişikliği ve sesindeki kırılma, sahnedeki kişiyi değiştirmeye yetiyor.

Bu geçişler Berkay Ateş'in performansını gösterişli bir oyunculuk nümayişine dönüştürmüyor. Tersine, bütün teknik beceri Salim'in sıkışmışlığına hizmet ediyor. Oyuncu sesini yükselttiğinde yalnızca öfkeyi duymuyoruz; uzun süre bastırılmış bir hakikatin çıkış yolu aradığını hissediyoruz. Sesi düştüğünde ise sahne boşalmıyor. Sessizlik, söylenen cümlelerin bıraktığı boşluğu dolduruyor.

Sahnede duran sandalye de Ateş'in ellerinde sabit bir eşya olmaktan çıkıyor. Bazen mekan kuruyor, bazen bir sınır çiziyor, bazen de vurularak ve sürüklenerek bir enstrümana dönüşüyor. Sandalyeden çıkan sesler anlatıya eşlik eden bir ritim yaratırken görünmeyen evleri, dükkanları ve yolculukları seyircinin zihninde tamamlıyor. Tek bir nesne, Salim'in hafızasındaki farklı zamanları taşımaya başlıyor.

1000055487
Berkay Ateş.

Işığın Ayrı Oyunu

Oyunun bir başka oyuncusu ise ışık. Işık burada Berkay Ateş'i görünür kılan teknik bir araç olarak kalmıyor; zamanı, mekanı ve Salim'in zihnindeki kırılmaları kuruyor. Kimi an onu karanlığın içinden çekip çıkarıyor, kimi an yeniden karanlığa itiyor. Bir ışık değişimiyle çocukluk sona eriyor, başka bir zaman başlıyor; gerçek geri çekilirken rüya sahneyi devralıyor. Gölgeler, sahnede bulunmayan kişilerin ve ihtimallerin varlığını hissettiriyor.

İsmail Sağır ile Yiğit Sertdemir'in hazırladığı ışık tasarımı, metnin yanına eklenmiş bir atmosfer unsuru değil, anlatının temel parçalarından biri. Sertdemir'in rejisi de oyunculuğun önüne geçmeden metni, bedeni, sandalyeyi, ışığı ve Emrah Can Yaylı'nın müzik ve ses tasarımını aynı doğrultuda buluşturuyor. Sahne kalabalıklaşmıyor ama Salim'in zihni giderek kalabalıklaşıyor. Oyuncu tek başına kaldıkça seyirci daha çok ses duymaya başlıyor.

Ateş'in bu performansla İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri'nde yılın en başarılı erkek oyuncusu seçilmesi, tek kişilik oyunda kurduğu bu çok katmanlı yapının karşılığını gösteriyor. Ancak performansın gücü yalnızca ödüllerle açıklanamaz. Asıl başarı, Salim'in hikayesini bir oyunculuk gösterisine dönüştürmeden seyircinin vicdanına taşıyabilmesinde yatıyor.

1000055486
Berkay Ateş.

Kitaptan Sahneye Sessizlik

Uykusuz Bir Rüya Salim, Berkay Ateş'in beş oyununu ve bir öyküsünü bir araya getiren Sessizliği Vurun kitabında da yer alıyor. Kitabın başlığı, oyunun temel meselesini daha geniş bir çerçeveye taşıyor. Bu metinlerde sesi duyulmayan, anlattığına inanılmayan ya da konuşmak için çok geç kaldığını düşünen insanlar karşımıza çıkıyor. Salim'in sesi bu nedenle yalnızca kendisine ait değil. Görüp de anlatamayanların, anlatıp da inandıramayanların sesini de taşıyor.

Oyunun sonunda tanık olmanın nasıl bir sorumluluk doğurduğu sorusuyla baş başa kalıyoruz. Her gördüğümüzü söylemeli miyiz? Söylediğimizde hakikati mi açığa çıkarırız, yoksa kendimizi de onunla birlikte tehlikeye mi atarız? Susmayı seçtiğimizde gerçekten sessiz mi kalırız, yoksa bedenimiz, hafızamız ve rüyalarımız bizim yerimize konuşmayı sürdürür mü?

Sessizliği vurmak belki yalnızca yüksek sesle konuşmak değildir. Birinin hikayesini dinlemek, sözünü yarıda kesmemek ve anlattığı hakikate bakmaktan kaçmamak da sessizliği kırabilir. Salim sahneye çıktığında yalnızca kendi suskunluğunu değil, seyircinin rahat sessizliğini de hedef alıyor. Salondan çıkan kişi, onun neye tanık olduğunu düşündüğü kadar kendi gördüklerini ve sustuklarını da hatırlıyor.

Belki sessizliği vurmak mümkündür. Ancak önce o sessizliğin içinde kimin sesinin kaybolduğunu duymamız gerekir.

Bu yazıya atıf verin

Bu yazıyı kaynak gösterebilirsiniz. Aşağıdaki künyeyi kopyalayıp kullanın.

APA

Eski, Ömer (2026). Sessizliği Vurmak Mümkün mü? Uykusuz Bir Rüya Salim Üzerine. Klemens Art. https://klemensart.com/icerikler/yazi/sessizligi-vurmak-mumkun-mu-uykusuz-bir-ruya-salim-uzerine (Erişim: 7 Ekim 2026)

MLA

Eski, Ömer. "Sessizliği Vurmak Mümkün mü? Uykusuz Bir Rüya Salim Üzerine." Klemens Art, 7 Ekim 2026, https://klemensart.com/icerikler/yazi/sessizligi-vurmak-mumkun-mu-uykusuz-bir-ruya-salim-uzerine.

Nasıl çalıştığımızı okuyun: kaynak, düzeltme ve bağımsızlık ilkelerimiz.

#BultenSes#Kültür&Sanat#Tiyatro#Berkay Ateş#Sessizliği Vurun#Uykusuz Bir Rüya Salim

Paylaş