Şeytanın İlk Portresinde Boynuz Yoktu

İsa koyunları keçilerden ayırıyor. Sant'Apollinare Nuovo Bazilikası, Ravenna, altıncı yüzyıl başı (kamu malı).

Kültür & Sanat

Şeytanın İlk Portresinde Boynuz Yoktu

Ayçe İdil Ağca

idilikawritesayceidilagca@gmail.com

4 Eylül 2026 · 4 dk okuma

Ravenna'da altıncı yüzyıldan kalma bir mozaikte şeytanı arayan göz kırmızıya gider. Yanılır. Boynuz da kuyruk da sonradan geldi. İstanbul'da bu ay iptal edilen bir konserin sahne görüntülerine bakan göz de aynı yanılgının içinde.

Ravenna'da Sant'Apollinare Nuovo Bazilikası'na girip sol duvara, pencerelerin üstüne bakın. Altıncı yüzyıldan kalma küçük bir mozaik var orada. Mor giyinmiş İsa, bir tahtta oturuyor. İki yanında iki melek: Biri kırmızı, biri mavi. İkisi de güzel yüzlü, ikisi de sakin. İkisinden birinin şeytan olduğunu biliyoruz. Şeytanı içgüdüsel olarak kırmızıyla özdeşleştirip kırmızı giyinmiş meleği işaret ederseniz yanılırsınız. Sahne İncil'deki koyunlar ve keçiler meselidir; keçiler, yani günahkarlar, mavi meleğin yanında duruyor. Şeytan mavi kıyafetlidir. Kırmızıyı giyen, kurtulanların yanındaki iyi melektir.

Sant'Apollinare Nuovo mozaiği: İsa, koyunlar ve keçiler, kırmızı ve mavi melek
İsa koyunları keçilerden ayırıyor. Sant'Apollinare Nuovo Bazilikası, Ravenna, altıncı yüzyıl başı (kamu malı).

Bu, Hristiyan sanatında şeytanın bilinen en eski tasvirlerinden biri. Boynuz yok, kuyruk yok, toynak yok, kırmızı renk bile yok. Bin beş yüz yıl önce şeytana bakan biri güzel bir melek görüyordu.

Bunun bir sebebi var: Şeytan hikayenin başında meleklerden biriydi. Hristiyan geleneği ona düşüşten önceki adıyla Lucifer yani ışık taşıyan der; İslam kaynaklarında İblis düşüşünden önce Azazil adıyla anılır ve kimi rivayette meleklerin en bilgilisi sayılır. Hikayenin devamı iki gelenekte de aynı yere çıkar: İtaat etmedi, kovuldu ve fitnenin vücut bulmuş hali oldu. Ravenna'daki mavi melek, düşüşten önceki yüzü hâlâ üstünde taşıyor.

Şeytan, sanat tarihinde hiçbir zaman yalnızca bir din meselesi olmadı. Çoğu zaman bir maskeydi: Kendini başka türlü ifade edemeyenlerin anonim yüzü oldu. V for Vendetta'nın maskesi ya da Joker gibi, içinde her zaman sınıfsal bir damar da taşıdı. Fransız Devrimi'nden sonra Milton'ın Satan'ını başkaldırının yüzü yapan ressamlar, 1970'lerde onu albüm kapağına koyan gençler, 2019'da Beyrut'tan Santiago'ya birçok meydanda Joker maskesi takanlar aynı metaforun değişen temsilleri olarak sahneye çıktı. Maskeyi takanın derdi; sistem tarafından bastırıldığını düşündüğü sesini, korkutucu bir imgeyle özdeşleştirerek duyulur hale getirmekti. Maskeye bakanlar ise orada yalnız hakaret gördü. İmgenin taşıdığı anlamla ona yüklenen anlam arasındaki uçurum, metaforla düşünme alışkanlığımızın nerede tökezlediğini gösteriyor.

Önce bu "şeytani" maskenin nasıl yapıldığına bakalım.

Boynuzları Nereden Aldı

Boynuz, kıllı bacak ve toynak, Hristiyanlık öncesi dünyanın doğa tanrılarına ait ayrıntılardı. Pan ve satirler bu bedeni yüzyıllardır taşıyordu. Hristiyan ikonografisi kötülüğe bir yüz ararken hazır bir görsel depoya el attı ve oradan ödünç aldı. Başka bir inancın kutsalı, yeni inancın kötüsü oldu.

Kilise Duvarındaki Canavar

Orta Çağ o cılız bedeni büyüttü. Floransa Vaftizhanesi'nin kubbesinde, 1260-1270 dolaylarında yapılan Son Yargı Mozaiği'nde cehennem bölümü mavi, mor ve siyah şeytanlarla doludur: yarasa kanatları, boynuzlar, vahşi yüzler. Cehennem sahnesi Coppo di Marcovaldo'ya atfedilir; kubbenin merkezindeki yargıç İsa'yı kimin yaptığı tartışmalıdır. Mozaiğin tamamı tek ustanın işi değil, Coppo di Marcovaldo ve Meliore di Jacopo'nun ortak işidir.

Kırk yıl sonra Giotto, Padova'daki Arena Şapeli'ne 1303-1306 arasında bir Son Yargı yaptı. Oradaki şeytan; mavi, şişman ve boynuzlu. Ağzında bir günahkar var; kulaklarından çıkan iki yılan başka günahkarları ısırıyor.

Giotto, Son Yargı freskinden cehennem bölümü ve mavi şeytan
Giotto, Son Yargı, cehennem bölümü, 1303-1306. Arena (Scrovegni) Şapeli, Padova (kamu malı).

Bu resimlerin kilise duvarında durması bugün kolayca unuttuğumuz bir şeyi hatırlatıyor: Şeytanı resmetmek şeytana tapmak değildi. Kilise şeytanı gösterdi ki cemaat ondan korksun. Resim, alınması gereken dersin kendisiydi.

Canavardan Maskeye

Sonrası hızlıdır. Rönesans şeytana insan bedeni verdi; Lorenzo Lotto'nun Loreto'daki tablosunda düşen Lucifer boynuzsuz, genç bir melektir ve yüzü onu kovalayan Michael'ın yüzünden ayırt edilemez.

Lorenzo Lotto, Başmelek Michael Lucifer'i kovuyor
Lorenzo Lotto, Başmelek Michael Lucifer'i Kovuyor, 1545-1555 dolayları. Museo Pontificio Santa Casa, Loreto. Fotoğraf: Sailko (CC BY 3.0).

Milton 1667'de Kayıp Cennet'i yazdı; Fransız Devrimi'nden sonra ressamlar onun boyun eğmeyen Satan'ını başkaldırının yüzü yaptı. Thomas Lawrence'ın 1797'de yaptığı Ordularını Çağıran Satan bir canavar değil, ateş gölünün kıyısında duran kaslı bir kahramandır. On dokuzuncu yüzyıl onu trajik bir asiye çevirdi, yirminci yüzyıl albüm kapağına ve beyaz perdeye taşıdı. Kilisenin korkutmak için çizdiği yüz, yüzyıllar sonra kaybedenlerin kalkanı oldu.

Thomas Lawrence, Ordularını Çağıran Satan
Thomas Lawrence, Ordularını Çağıran Satan, 1796-1797. Royal Academy of Arts, Londra (kamu malı).

Bu yolda şeytan bir şey daha oldu: Kötülüğün ölçüsü. Bulgakov'un Moskova'ya gelen şeytanı Woland, kötülük yapmaktan çok insanların kötülüğünü ortaya seriyordu. Rolling Stones'un 1968 tarihli şarkısında şeytan, yüzyılın cinayetlerini tek tek sayar ve sonunda katilin kendisi değil dinleyen olduğunu söyler. İnsan kendi yaptığını kendine yakıştıramadığında onu şeytana yükledi; şeytan da zamanla insana bakıp şaşırdı. Bu kadarını ben bile hayal edemezdim, der gibi. Dünyevi kötülüğe karşı bir çığlık için şeytandan iyi maske yoktur.

Ekrandaki Lucifer

Bugün aynı imge bir konser sahnesinde. Matteo Milleri, sahne adıyla Anyma, ÆDEN adlı bir turne yapıyor. Projenin görsel çerçevesi Dante'nin İlahi Komedya'sına dayanıyor; cehennem, araf ve cennet katmanlarından geçen bir yolculuk. Bölümlerden birinin merkezinde adı doğrudan Lucypher olan bir karakter var. Anlattığı hikaye, bilincin dijital bir buluta yüklendiği bir ölüm sonrası yaşam.

Anyma'nın 12 Eylül'de Ataköy Marina'da yapılacak konserine İstanbul Valiliği izin vermedi. Kararın ayrıntılı resmi gerekçesi kamuoyuyla paylaşılmadı. Öncesinde sahne görüntüleri sosyal medyada satanist ayin ve pagan ritüeli yorumlarıyla dolaşmıştı. Bugünün koduyla eski bir imgeyi okumak, Ravenna'daki iki meleğe bakıp kırmızıyı göstermeye benziyor. Dante cehennemi yazdı diye kötücül ruhların temsilcisi sayılmıyorsa aynı şey sahnedeki sanatçı için de geçerlidir. Ya da öyle olması gerekir.

Ravenna'daki mozaik yerinde duruyor. Bin beş yüz yıldır boynuzsuz.

Bu yazıya atıf verin

Bu yazıyı kaynak gösterebilirsiniz. Aşağıdaki künyeyi kopyalayıp kullanın.

APA

Ağca, Ayçe İdil (2026). Şeytanın İlk Portresinde Boynuz Yoktu. Klemens Art. https://klemensart.com/icerikler/yazi/seytanin-ilk-portresinde-boynuz-yoktu (Erişim: 5 Eylül 2026)

MLA

Ağca, Ayçe İdil. "Şeytanın İlk Portresinde Boynuz Yoktu." Klemens Art, 4 Eylül 2026, https://klemensart.com/icerikler/yazi/seytanin-ilk-portresinde-boynuz-yoktu.

Nasıl çalıştığımızı okuyun: kaynak, düzeltme ve bağımsızlık ilkelerimiz.

#şeytan#ikonografi#Ravenna#Giotto#Lorenzo Lotto#Milton#Anyma

Paylaş