Yaşamak ya da Barınmak, İşte Bütün Mesele Bu

Walden 7, Barselona - Melis Terzi

Kent & Yaşam

Yaşamak ya da Barınmak, İşte Bütün Mesele Bu

Melis Terzi··9 dk okuma·
·

"Bir apartman dairesinden ne bekleyebilirdik ve elimizde ne var?" sorusuna dolambaçlı bir cevap arayışı.

Fenerbahçe sahilinde piknik yaparken arkadaşım “Buradaki evlerin fiyatları 125 milyon civarı.” dedi. Kulaklarıma, dahası kaç yıllık arkadaşıma inanmayıp ilanlara baktım. Tuğla gibi bir gerçekle karşılaştım. Haklıydı. Dışardan bakıldığında diğerlerinden belirgin bir farkı yok bu binaların fakat muhtemelen deniz görüyor ve mutlaka birtakım konforlar barındırıyorlar. Yine de biriktiremeyeceğim aşikar meblağlara satılıyorlar. Onlar neye sahip bilmiyorum ama dedim ki kendi kendime “Hadi sana bir ev almak için havadan 125 milyon!” dediler. Adil olsun diye apartman dairesi diyelim. Bu parayla alacağım evden ne beklerim? Lütfen bu yazı boyunca siz de düşünün.

Mimarlık alanında yetkin biri değilim. Yine de yapıların ışık ve havayla ilişkisinin tasarım açısından önemi malum. İklim, yalıtım, işlevsellik, renk kullanımı gibi alt başlıklarda yapılan seçimlerle tasarım aşamasında bu ilişki şekillendiriliyor. Vizyon sahibi bir yapıda estetik de olmazsa olmazlardan biri oluyor şüphesiz. Peki günümüzde, yaşadığımız binalar için bahsettiğimiz kriterler ne kadar göz önüne alınıyor? Sizi Gaudi'nin izine sıkça rastlayacağımız, görece yakın tarihli bazı alternatif apartmanlarda bir yolculuğa çıkarmak ve sizlerle “Elimizdeki dışında ne olabilirdi?” bunu konuşmak istiyorum.

Gaudi'nin Büyüsü

Gaudi mimarlık tarihinde derin izler bırakmış bir mimar. Tarzı belki size hitap etmiyor olabilir ama işlerindeki tasarım dehası, doğadan aldığı ilhamı uygulama becerisi, titizliği ve sanatsal kalitesiyle öznel değerlendirmemizin ötesinde başarılı. Sevenleri içinse, Stendhal sendromuna kapılmak için açık adres. Konumuz apartmanlar olunca, örneklerimiz de Casa Batlló ve Casa Milà.

whatsapp image 2026 07 27 at 142613
Casa Batlló-Casa Milà, Barselona - Melis Terzi

Gaudi 1852-1926 yılları arasında yaşamış, Art Nouveau’nun Katalonya yorumu gibi düşünülebileceğimiz, Katalan modernist akımının öncüsü bir mimar. Onun tasarımlarında elbette Katalan ve Hıristiyan sembolizminin etkisi büyük, ancak eserlerinin asıl ilham kaynağı doğa. Binalarına hayat veriyor. Ağaçlar, hayvanlar, kemikler… Gözlemlediği her şeyin etkisini gerek geometrisinde, gerek mühendisliğinde, gerek sanatsal öğelerinde görmek mümkün. Özenle üretiyor ve çok mütevazı bir şekilde şöyle anlatıyor:

Bir bina basitçe, ihtiyaçları elindeki imkanlar dahilinde karşıladığında karakter sahibi olur ya da başka bir deyişle saygınlık kazanır ki zaten ikisi aynı şeydir.

whatsapp image 2026 07 27 at 141924
Sagrada Familia, Barselona - Melis Terzi

Apartmanlarının içine girdiğinizde her yapı size “başka bir mimarinin" mümkün olduğunu hatırlatıyor. Bir kere o kadar özenilmiş, düşünülmüş ve her detayı o kadar zevkle tasarlanmış ki insana kendini tam anlamıyla özel hissettiriyor.

Öncelikle ışıktan başlayalım: Binaların en kuytu köşede kalacak yerleri bile mimarisi sayesinde nefis bir doğal ışık alıyor. Işık almakla kalmıyor; ışık, vitraylarla, mozaiklerle, ahşapla öyle güzel bir etkileşime giriyor ki... Gaudi'de tam bu yüzden birçok materyali bir araya getiriyor. Işığın vurabileceği her açıda malzemelerin renkleri ve dokuları başka bir derinlik yaratıyor, mekanla bağınızı ve aidiyet hissinizi kuvvetlendiriyor. Köşelerin olmadığı bu yapılar, o yumuş yumuş kavisleriyle güven ve huzur vermenin ötesinde, bulutların içinde yürüyormuş gibi hissettiriyor.

whatsapp image 2026 07 27 at 134351 3
Casa Batlló, Barselona - Melis Terzi

Gökyüzü hissini destekleyen diğer element ise hava. Tüm binalar inanılmaz havadar. Havadar demek de yetmez. İdeal bir serinlik ve doğal bir akış içinde nefes alıyor. Şakasız nefes alıyor. Binalarında şimdilerde apartman boşluğu dediğimiz orta alan ya da avlu yer alıyor. Bu fikir zaten Akdeniz gibi sıcak iklimlerde yapıları serinletmek ve ışığı dağıtmak için geleneksel olarak yapılan bir tercih. Gaudi'nin bu alanlardaki renk ve malzeme seçimleriyse verimliliği artırır ve iç mekanla kontrast yaratır nitelikte. Aşağıdaki Casa Milà örneğinde boşluktaki mavi desenler hem malzeme hem renk olarak serinlik hissini kuvvetlendiriyor. Bu boşluğa bakan camın altına yaptığı ahşap ızgara ise tercihe göre kapatılabiliyor. Ancak basit bir ızgara değil bu. Ahşaptan yapılmış ve her bir aralığına minik kulplar takılmış, dilediğiniz kadarını kapatıp açabilmenize imkan veren zarif kapakçıklara sahip. Bugün zarafetle özdeşleştirdiğimiz kırılganlıktan ise bir o kadar uzak. İnadına işlevsel ve dayanıklı. Keza kapı kollarından sandalyelerine kadar Gaudi ihtiyaç duyduğu her tasarım öğesini de tek tek kendi çizip üretmiş.

screenshot 2026 07 27 161638
Casa Batlló, Barselona - Melis Terzi

Yüzüklerin Efendisi’nde Elf Diyarı’nı ilk gördüğünüzde içinizde hissettiğiniz o büyülenme hissini hatırlayın. İşte bunlar hep Art Nouveau. Çünkü filmlerdeki diyar müthiş bir Art Nouveau örneği. Doğayla uyumlu, doğadan ilham alan, estetik, dayanıklı, işlevsel, kadim, göz alıcı, asil ve defalarca kez daha söyleyebileceğim gibi büyüleyici.

whatsapp image 2026 07 27 at 134352
Casa Batlló, Barselona - Melis Terzi

Gülümseten Karşılaşma: Hundertwasser Evi

Viyana’da bizi Gaudi’nin mirasını devralan bir apartman bekliyor: 1983-1985 yılları arasında yapılan Hundertwasser Evi. Binanın mimarisi aslen ressam olan 1928 doğumlu Friedensreich Hundertwasser’in tasarımlarına dayanıyor. Özellikle bir sanat akımıyla anılmaktan kaçınan Hundertwasser, bu binada organik ve ekolojik mimari fikirlerden beslenmiş. Mimari gibi üç boyutlu bir alan için sürreal tasarımları olduğunu söylemek de yanlış olmaz. Onun amacı binaları tekdüzelikten çıkararak yaşayan ve sanatsal bir estetik barındıran, doğal yapılar yaratmak. Zeminler dahil, hiçbir yer katı bir şekilde düz değil, aksine her daim eğimli. Tüm penceler birbirinden farklı. Çünkü doğada da hiçbir yüzey dümdüz ve birbirinin aynısı değil. Balkon, avlu ve teraslarında ağaçlandırmalarla yaşam hissini kuvvetlendirip ekolojik bütünlük yaratmaya çalışmış.

whatsapp image 2026 07 27 at 133507 4
Hundertwasser Evi, Viyana - Melis Terzi

Bu apartman tek başına da göz alıcı, ancak asıl değeri şöyle biraz geri çıkıp sokağa, hatta mahalleye bir bütün olarak bakınca ortaya çıkıyor. Viyana, tartışmasız estetik kaygılar taşınarak tasarlandığı belli, tarihî bir şehir. Fakat Hunderwasser öyle bir bina ki biricikliğiyle hemen göze çarpıyor ve yüzünüze gülücük konduruyor. Tüm o renkleriyle, asimetrisiyle hatta tutarsızlığıyla alışık olduğumuz düzene dayalı mimari güveni yıkıyor, yerine kendine has ve gücünü doğadan alan bir güven hissi koyuyor. Birbirinden farklı malzemeler ve canlı renkler sizi kendine çekiyor. Dahası, tasarımın tam istediği gibi, yaşayan ve genç bir organizma hissi bırakıyor. Her detayı keşfedilmeyi bekleyen bir sanatsal estetik taşıyor. Üstelik hayattan kopuk ve gösterişli bir sanat eseri olarak kalmıyor, aktif olarak içinde yaşanan bir yapı. Binanın bana çağrıştırdığı evrense Alice'in Harikalar Diyarı.

whatsapp image 2026 07 27 at 133507 1
Hundertwasser Evi, Viyana - Melis Terzi

İstanbul Apartmanları

Biraz da memleket diyelim. İstanbul'da apartman deyince aklımıza gelen ilk örneklerden biri kuşkusuz Doğan Apartmanı. 19. yüzyılın sonlarında Avrupalı üst tabaka için Avrupa tarzı bir konut yapma fikrinden doğuyor. Ayrıcalıklı bir komün hayalinin ürünü. Bina yeni barok üslupta tasarlanıyor. Manzarayı her daireden görünür kılmak, ışık ve hava akışını sağlamak amacıyla ortak avluya bakan U biçiminde bir yapı. Yaşayacak insanların ihtiyaçları düşünülerek, içinde bir tenis kortuna bile yer veriliyor. Binada yaşamış kişilerin yorumlarında daha önce konuştuğumuz binalardaki gibi kendine has bir ruhu olduğu ve aidiyet hissi öne çıkıyor.

dogan apartmani
Doğan Apartmanı, İstanbul - Mehmet Serdar Kılıç

İstanbul'un Art Nouveau tarzı ilk apartmanı ise Casa Botter. Saray terzisi Jean Botter'in, zamanının yüksek sosyete, soylu ve zengin kesimlerinin ilgisini çekmesiyle bir modaevi açma ihtiyacı doğuyor. Girişi mağaza ve depo, üst katları ise konut olarak yapılan binanın inşaatı 1901 yılında tamamlanıyor. Tasarımın ön plana çıktığı, ışığın kıymetinin bilindiği, ferah, konforlu ve fonksiyonel bir bina. Art Nouveau'nun olmazsa olmazı vitray detaylar, renklerin ahenk içinde iç mekanda parlamasını sağlıyor.

screenshot 2026 08 01 222633
Casa Botter - https://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/tr/Kitaplik/Muzelerimiz/Casa-Botter-/28

Mimarlık vs. Müteahhitlik

Konuştuğumuz tüm apartmanlar farklı üslup ve amaçlarla yapılsalar da ortak paydaları ışık ve havayı önceliklendirerek içinde yaşayacak insanların ihtiyaçlarını önemseyen, kendi kültürünü ortaya koyan yaşam alanları olması. Bugün bunlardan yoksunuz. Yerini estetik kaygılar da almadı, daha kötüsü. Deniz Göktaş’ın Mamak’taki mahallesi için söylediği vizyonsuzluk yalnızca oraya özel değil. Ama aksi de çok eskide kalmadı doğrusu. Son otuz-kırk yılda, artan şehirleşme ve konut ihtiyacıyla endüstri kolayına gelecek şekilde evrildi ve biz de mecbur uyumlandık. Şimdiyse konutlarda lüks anlayışı kendini sorgulatır vasatlıkta.

Yazıyı okumadan önce 125 milyon TL’ye hayal edebildiğiniz apartman dairesinde ışık, hava akışı, doğayla uyumu, size bir komünite sunması gibi bir kriteriniz var mıydı ya da olmalı mı dersiniz? Klimaların, yoğuşmalı kombilerin, hatta akıllı evlerin havalandırma ve aydınlatma için sağladığı kolaylıklar aslında tasarım ya da uygulamadaki eksiklerin maliyetinin konutta yaşayan kişilere yüklenmesinden başka bir şey değil, Sedat Bayrak’ın da dediği gibi. Oysa iyi tasarlanmış gerçek bir bina bu sorunları daha oluşmadan önleyebilir. Bunun bir adı da varmış: Low-tech deniyormuş. Bayrak bunu “karmaşık teknolojilerle değil, olası sorunları öngörüp mimari tasarımla çözmek” olarak özetliyor. Komünite arayışımız için rezidanslar ise bugün genelde “parası buraya yeten kişiler güvenilirdir” ön kabulüne dayanıyor. Keza düşününce bugünün şartlarında o da biraz komik kaçıyor.

Alternatifsiz miyiz?

Şimdi bana diyeceksiniz ki "bu apartmanlar nereden baksan 100 yıllık". Sizi Walden 7'yle tanıştırayım! Ricardo Bofill Taller Mimarlık tarafından 1972 yılında inşaatına başlanıyor, 1975’te bitiyor. Ütopik bir topluluğu tasvir eden "Walden Two" romanından esinlenilmiş bir yapı. Bu roman ise Henry David Thoreau’un "Walden" kitabından bir esin.

whatsapp image 2026 07 27 at 133507
Walden 7, Barselona - Melis Terzi

Yapıldığı dönemde devlet destekli konut projeleri için normalden daha düşük maliyetlerle beş blok olarak tasarlanıyor. Ancak hayata geçen tek bina olarak kalıyor. Birbirine bağlı kule ve avlulardan oluşuyor. İlk bakışta labirenti andıran dikey bir mahalle fikriyle yapılmış. Apartmanın dış cephesi tasarımın başından beri kırmızıymış, ancak ilk halinde küçük kırmızı karolarla kaplıyken yanlış yapıştırmalar sebebiyle zamanla düşmeye başlayınca karolar sökülüyor ve terracotta tonlarında bir kırmızıya boyanıyor.

Renklerin Mimarideki Sihri

Kırmızı bu bina için birkaç sebepten mühim. Öncelikle İspanya'nın topraklarını ve Akdeniz kültürünü yansıtıyor. Öte yandan, çarpıcı bir şekilde gökyüzüyle kontrast oluşturmasını sağlıyor. Elbette, konut projesi olma sorumluluğuyla sıcak ve yaşanabilir bir atmosfer yaratmayı da amaçlıyor. Toplu konut projelerinin ağır betonarme silüetlerine ve soğuk renklerine bir meydan okuma adeta. Son olarak, kırmızı ilk bakışta yarattığı labirent etkisini güçlendiriyor. Çünkü kırmızı sıcaklık hissinin yanı sıra karmaşık geometrileri daha çarpıcı göstermede ve mekansal gücünü kuvvetlendirmede etkili bir silah. Dış cephedeki o güvenli ancak ağır sıcak hissin aksine, içeride yoğun mavi, geniş avlu ve koridorlar, hava sirkülasyonunun etkisini artırarak serinlik hissini kuvvetlendiriyor. Dışarısı 30 küsur dereceyken içerisi 20'li derecelerde ve esiyor.

whatsapp image 2026 07 27 at 133505
Walden 7, Barselona - Melis Terzi

En az kendi eviniz kadar aktif yaşanan bir konut burası. Haliyle ziyarete de kapalı. Tüm hafiyeliğimle binaya sızabildim ancak dairelerin içini göremedim elbette. İzlenimlerimi soracak olursanız, bina heybeti ve tasarımıyla güvenli bir kabuk, aidiyet yaratan bir karınca yuvası hissi yaratırken benzersizliğiyle ayrıcalıklı bir yere konumluyor insanı. Bununla da yetinmiyor, işlevsellik deyince de Walden 7! Katlar ve dairelerin içindeki alanlar modüler ve ihtiyaca göre genişletilebiliyor ya da biçimlendirilebiliyor. İç avlulara bakan pencereler de, sanıyorum, dairelerin iç aydınlığına ve hava akımına katkı sağlıyor.

whatsapp image 2026 07 27 at 133505 1
Walden 7, Barselona - Melis Terzi

Kat planını anlamak ve kaybolmamak yabancısı için biraz güç, doğru, ancak birbirine bağlanan koridorları, ortak avluları, tesadüfleri kuvvetlendiren karşılaşma alanları yaratıyor. Tam da istendiği üzere küçük bir şehir, bir dikey mahalle gibi.

whatsapp image 2026 07 27 at 151330
Walden 7, Barselona - Melis Terzi

Vikipedi bilgisine göre, Vincent Scully bu bina için "Kısmen Gaudí, kısmen Archigram olan son derece dışavurumcu bir apartman binası." yorumunu yapıyor. Sürpriz yine Gaudi.

Hepimizin ideal ev hayali kuşkusuz farklıdır. Diğer taraftan, nüfusun büyük şehirlere yığıldığı ve konut krizinin tüm dünyada ayyuka çıktığı ise aşikar. Arz ile talebin arasındaki uçurum gittikçe büyüyor. Mini mini bir apartman dairesinin fiyatı ile "aslında paran olacak..." diye başlayan ev hayalleri arasındaki makas bu. Dikkatinizi çekmek istediğim noktaysa, bu makas açılırken konut tasarımının ve mimarisinin bizim ihtiyaçlarımızdan, işlevsellikten ve estetikten hızla uzaklaşarak kendi düşük standartlarını dayatıyor oluşu. Yüksek sanat akımlarının en güzel örneklerinden, bir toplu konut projesine değin birden fazla apartmanı bir nebze olsun gözünüzde canlandırdığımı umuyorum. Çünkü önemsiyorum; başka türlü de olabileceğini hatırlamamızı. 125 milyona Gaudi'nin titizliğini beklemek gerçekçi olur muydu, bilemiyorum, ancak Walden 7 daha makul bir bütçeyle insanı temel alan bir tasarım sunuyor. Güçlü, korunaklı ve kıpkırmızı silüetiyle canlı kanlı, dimdik vaat ettiği hayali yaşatıyor. Bir de kendi heybeti ölçüsünde kocaman bir soru işareti bırakıyor. Yaşamak ve barınmak aynı şey mi?

Bu yazıya atıf verin

Bu yazıyı kaynak gösterebilirsiniz. Aşağıdaki künyeyi kopyalayıp kullanın.

APA

Terzi, Melis (2026). Yaşamak ya da Barınmak, İşte Bütün Mesele Bu. Klemens Art. https://klemensart.com/icerikler/yazi/yasamak-ya-da-barinmak-iste-butun-mesele-bu (Erişim: 10 Ağustos 2026)

MLA

Terzi, Melis. "Yaşamak ya da Barınmak, İşte Bütün Mesele Bu." Klemens Art, 5 Ağustos 2026, https://klemensart.com/icerikler/yazi/yasamak-ya-da-barinmak-iste-butun-mesele-bu.

Nasıl çalıştığımızı okuyun: kaynak, düzeltme ve bağımsızlık ilkelerimiz.

#Kültür & Sanat##kirmizibulten##mimarlık##walden7##gaudi

Paylaş