Bayeux’dan Parthenon’a: Bir Kültür Varlığı Nereye Aittir?

Bayeux Halısı'na işlenmiş sahnelerden William'ın tahtta hak iddia etmesi

Kültür & Sanat

Bayeux’dan Parthenon’a: Bir Kültür Varlığı Nereye Aittir?

Dilara Melisa Yaman··6 dk okuma·
·

Normanların İngiltere'yi fethini anlatan yaklaşık bin yıllık Bayeux Halısı’nın sergilenmek üzere Londra’ya gelişi, British Museum’un çok daha eski eserlerle dolu salonlarında uzun zamandır dolaşan bir soruyu yeniden gündeme taşıdı: Bir kültür varlığı nereye aittir?

Bugünlerde, 1066’daki Norman istilasını ve Hastings Muharebesi’ne uzanan olayları yaklaşık yetmiş metre boyunca sahne sahne anlatan Bayeux Halısı, tarihinde ilk defa olmak üzere İngiltere’de sergileniyor. Halı desek de aslında keten üzerine yün iplikle işlenmiş devasa bir nakış olan eser, Fransa ile İngiltere arasında yapılan kültürel anlaşma kapsamında Temmuz 2027’ye kadar British Museum’da kalacak. Ardından yeniden Fransa’ya, Normandiya bölgesindeki Bayeux şehrinde bulunan Musée de la Tapisserie de Bayeux'a geri dönecek.

Kültür varlıklarının aidiyetine ait tartışma da bu geçici yolculuk üzerinden başladı. British Museum yönetimi, Bayeux Halısı’nın Londra’da sergilenmesini Parthenon Mermerleri konusunda Yunanistan ile kurulabilecek olası bir ortaklığın modeli olarak gösterdi. Atina’dan gelen yanıt ise iki örnek arasındaki en önemli farkı hatırlatıyordu: Bayeux Halısı Londra’ya bir bütün olarak geliyor ve yine bir bütün olarak geri dönüyorsa, Parthenon neden parçalar halinde kalmaya devam ediyor?

İşte Bayeux Halısı’nın hikayesi böylece kendisinden çok daha eski eserlerin hikayesine bağlanıyor. Bir tarafta belirli bir süre için başka bir ülkeye giden ve sonunda bütün halinde geri dönecek bir eser, diğer tarafta bir zamanlar aynı yapının üzerinde yan yana duran ancak yaklaşık iki yüz yıldır farklı şehirlerde sergilenen Parthenon Mermerleri var.

bayeuxtapestryscene57harolddeath
Halıya işlenmiş sahnelerden Hastings Muharebesi ve Harold'un öldürülmesi, Kaynak: Wikipedia

İkisini yan yana koyduğumuzda mesele yalnızca “Bu eserlerin sahibi kim?” sorusundan ibaret olmaktan çıkıyor. Eserin bulunduğu coğrafyadan parçası olduğu bütüne, nasıl yer değiştirdiğinden geri dönüp dönemeyeceğine kadar temel bir soru daha var: Bir kültür varlığının ait olduğu yeri ne belirler?

Bin Yıllık Bir Hikayenin Londra Yolculuğu

Peki Bayeux Halısı’nı bu tartışma için bu kadar ilginç yapan ne? Bunun cevabı yalnızca yaklaşık bin yıllık geçmişinde değil, İngiltere ile Fransa arasında daha en başından kurduğu bağda saklı. Normanların İngiltere’yi fethini anlatan eser, büyük olasılıkla bir Norman hamisi tarafından sipariş edilmiş olsa da halının İngiliz nakış ustaları tarafından üretildiği düşünülüyor. Yani bugün iki ülke arasında kültürel bir köprüye dönüşen halı, aslında ortaya çıktığı günden beri her iki coğrafyanın da izlerini taşıyor.

Bu ortak geçmişi halının üzerindeki sahnelerde de görmek mümkün. Savaş hazırlıklarından gemilere, kıyafetlerden gündelik hayatın küçük ayrıntılarına kadar uzanan anlatı, Bayeux Halısı’nı yalnızca Norman Fethi’ni kaydeden tarihi bir belge olmaktan çıkarıyor. Halı, 11. yüzyılda insanların nasıl yaşadığına, savaştığına ve yolculuk ettiğine dair oldukça zengin bir görsel kayıt sunuyor.

yeni
Halıya işlenmiş sahnelerden Ponthieu'lu I. Guy ile birlikte gelen haberciler ve sınır bölgesindeki ortaçağ tarımının tasviri, Kaynak: Wikipedia

Tabii yaklaşık bin yıllık bir eseri bir ülkeden diğerine götürmek, bugün bir müze koleksiyonundan herhangi bir eseri ödünç vermek kadar basit değil. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 2018’de halının İngiltere’ye ödünç verilmesi fikrini gündeme getirdiğinde akıllardaki soru şuydu: Bu kadar eski ve hassas bir kumaş, bu yolculuğa dayanabilecek miydi? Yıllar süren incelemeler ve geliştirilen özel taşıma yöntemleri, sonunda bu yolculuğu mümkün hale getirdi.

Üstelik iki ülke arasındaki anlaşma yalnızca Bayeux Halısı’nın Londra’ya gelmesinden ibaret değil. British Museum koleksiyonundaki Sutton Hoo Hazineleri ve Lewis Satranç Taşları gibi eserlerin de Normandiya’da sergilenmesi planlanıyor. Yani ortada tek yönlü bir ödünç verme ilişkisinden çok, iki koleksiyonun birbirine açıldığı karşılıklı bir kültürel değişim var.

image
Halıya işlenmiş sahnelerden Anglo Sakson Kral Edward tahtında otururken, Kaynak: Wikipedia

Bayeux halısının taşınması örneği ilk bakışta oldukça basit görünüyor: Eser gidiyor, sergileniyor ve geri dönüyor. Fakat aynı modeli Parthenon Mermerleri’ne uygulamaya çalıştığımız anda işler karışıyor. Çünkü oradaki ilgi çekici durum yalnızca eserlerin bugün Londra ve Atina arasında bölünmüş olması değil; onları iki yüz yıl önce bu noktaya getiren hikaye.

Atina ile Londra Arasında Bölünen Parthenon

MÖ 5. yüzyılda Atina Akropolü’nde Athena’ya adanan Parthenon, yüzyıllar boyunca kilise ve cami olarak kullanıldı, 1687’deki Venedik Kuşatmasında ise büyük ölçüde zarar gördü. Bugün Londra ile Atina arasında parçalanmasına uzanan dönüm noktası ise 19. yüzyılın başında yaşandı.

image
Atina Akropolü'nde yer alan Parthenon'dan bir görüntü, Kaynak: Wikipedia

Britanya’nın Osmanlı İmparatorluğu nezdindeki büyükelçisi Lord Elgin, 1801–1805 yılları arasında Parthenon’dan ve Akropolis’teki diğer yapılardan çok sayıda heykel ve mimari parçayı İngiltere’ye götürdü. Eserler 1816’da British Museum koleksiyonuna girdi; ancak Elgin’in bunları hangi yetkiyle çıkardığı konusundaki anlaşmazlık iki yüzyıldan uzun süredir devam ediyor. British Museum, dönemin Osmanlı makamlarından izin alındığını savunurken Yunanistan, bu iznin, parçaların kalıcı olarak başka bir ülkeye taşınmasını meşru hale getirmediği görüşünde.

Parthenon’a bugün baktığınızda bir ülkeden diğerine taşınmış bağımsız eserlerden çok, fiziksel olarak birbirinden ayrılmış bir bütün görüyorsunuz. Öyle ki bu ayrılık bazen tek bir figür üzerinde bile karşımıza çıkıyor: British Museum’daki doğu frizinde yer alan bazı figürlerin gövdeleri Londra’da sergilenirken başları Atina’daki Akropolis Müzesi’nde bulunuyor.

image
Gövdesi British Museum'da bulunan İris kabartması (sol başta), Kaynak: Wikipedia
image
Başı Atina Akropolisi'nde bulunan İris kabartması, Kaynak: Wikipedia

Bu bölünmüşlük, Akropolis Müzesi’nin Parthenon Galerisi’nde daha da görünür hale geliyor. Atina’da kalan orijinal parçaların yanında Londra’daki bölümlerin yerlerini alçı kopyalar dolduruyor. Böylece galeri yalnızca orada olanı değil, orada olmayanı da gösteriyor.

image
Parthenon Galerisi’ndeki friz üzerinde açık renkli kopyalar, Atina’da bulunmayan bölümleri işaret ediyor, Kaynak: Wikipedia

Yunanistan’ın yıllardır “iade” yerine özellikle yeniden birleştirme ifadesini kullanmasının sebebi de bu bütünlüğü vurgulamak istemesi. Üstelik bu birleştirmenin daha küçük ölçekli örnekleri var: Sicilya’daki Fagan fragmanı 2022’de Atina’ya kalıcı olarak dönerken Vatikan Müzeleri de 2023’te Parthenon’a ait üç parçayı Akropolis Müzesi’ne iade etti. Bunlar Londra’daki koleksiyonun geleceğine tek başına cevap vermiyor ancak yüzyıllar içinde farklı koleksiyonlara dağılan parçaların yeniden yan yana gelebilmesinin mümkün olduğunu gösteriyor.

Ödünç mü, İade mi?

Parthenon’un farklı yerlere dağılan parçalarının tekrar yan yana gelebileceği fikri, bizi yeniden Bayeux Halısı’na getiriyor. British Museum bu geçici yolculuğu ülkeler arasında kurulabilecek kültürel ortaklıkların bir örneği olarak sunarken Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis aynı örneğe tersinden baktı: Bayeux Halısı’nın yarısının Londra’da, diğer yarısının Fransa’da olduğunu düşünün. Yetmiş metre boyunca kesintisiz ilerleyen bir anlatıyı ikiye bölmek eseri nasıl değiştirirse, Yunanistan’a göre Parthenon’un durumu da bundan çok farklı değil.

Parthenon söz konusu olduğunda mesele yalnızca eserleri hareket ettirmek değil. Britanya Parlamentosu’nun British Museum’un koleksiyonunu nasıl yöneteceğini belirleyen bir yasa var: British Museum Act 1963, müzenin koleksiyonundaki eserleri kalıcı olarak elden çıkarmasına oldukça sınırlı koşullarda izin veriyor. Birleşik Krallık Hükümeti, tartışmaların gündemde olduğu geçtiğimiz eylül ayında; yasayı Parthenon Mermerleri’nin kalıcı transferine imkan verecek şekilde değiştirmeyi planlamadığını açıkladı.

İki yüzyıllık tartışmanın ağırlığı üç kelimeye sığıyor: loan, return, reunification. Ödünç vermek, geri vermek, yeniden birleştirmek. “Loan” mevcut mülkiyeti korurken “return” bir geri dönüşü, “reunification” ise bir zamanlar aynı bütünün parçası olan eserlerin yeniden yan yana gelmesini anlatıyor.

Bayeux Halısı bu tartışmaya hazır bir çözüm sunmuyor. Tam tersine, Parthenon meselesinin neden bu kadar zor olduğunu hatırlatıyor. Halının nereye döneceği belli; Parthenon’da ise hâlâ temel bir soru var: Bir parçanın nereye döneceğine karar vermeden önce, onun nereye ait olduğu konusunda anlaşmak mümkün mü?

Bir Eserin Bütünlüğü

Mesele bu boyutuyla artık yalnızca Londra ile Atina arasında değil; bir kültür varlığının bağlamını aslında neyin belirlediği meselesi.

British Museum, Parthenon heykellerinin farklı uygarlıklardan eserlerle birlikte görülmesinin ziyaretçilere daha geniş bir tarihsel çerçeve sunduğunu savunuyor. Atina ise bağlamı eserin üretildiği coğrafyada, parçası olduğu mimaride ve bir zamanlar yanında duran diğer figürlerde arıyor. Kısacası iki taraf yalnızca mermerlerin nerede olması gerektiği sorusuna değil, bir eseri anlamlı kılan şeyin ne olduğuna da farklı cevaplar veriyor.

Akropolis Müzesi’nin Parthenon Galerisi bu fikri neredeyse fiziksel hale getiriyor. Parthenon ile aynı doğrultuda konumlanan galeride eserleri incelerken camların ardından yaklaşık 300 metre uzaktaki tapınağı görebiliyorsunuz. Atina’daki orijinal parçalar ile Londra’dakilerin yerini gösteren kopyalar yan yana dururken, bütün bu parçaların bir zamanlar ait olduğu yapı da hemen karşınızda duruyor.

Bayeux Halısı’nın Londra’ya gelişi belki Parthenon tartışmasına yeni bir cevap vermiyor ama yaklaşık bin yıldır anlatmaya devam ettiği hikayeye bir soru daha ekliyor: Bir kültür varlığına bakarken yalnızca karşımızda olana mı, yoksa geride bıraktığı yere de mi bakmalıyız?

Çünkü bazı eserleri yalnızca müzede karşınızda duran parçaya bakarak anlamak mümkün değil. Bazen hikayenin en önemli kısmı, gördüğünüz kısmında değil, onun yanında artık göremediğiniz parçada saklı.

Bu yazıya atıf verin

Bu yazıyı kaynak gösterebilirsiniz. Aşağıdaki künyeyi kopyalayıp kullanın.

APA

Yaman, Dilara Melisa (2026). Bayeux’dan Parthenon’a: Bir Kültür Varlığı Nereye Aittir?. Klemens Art. https://klemensart.com/icerikler/yazi/bayeux-dan-parthenon-a-bir-kultur-varligi-nereye-aittir (Erişim: 3 Ekim 2026)

MLA

Yaman, Dilara Melisa. "Bayeux’dan Parthenon’a: Bir Kültür Varlığı Nereye Aittir?." Klemens Art, 3 Ekim 2026, https://klemensart.com/icerikler/yazi/bayeux-dan-parthenon-a-bir-kultur-varligi-nereye-aittir.

Nasıl çalıştığımızı okuyun: kaynak, düzeltme ve bağımsızlık ilkelerimiz.

#Kültür & Sanat#Bayeux#Pathenon

Paylaş