Sosyal Medya: İnsanlığın Yeni Mitolojisi
Odak

Sosyal Medya: İnsanlığın Yeni Mitolojisi

Dolunay May··5 dk okuma·
·

Iñárritu'nun 4 Oscar ödüllü Birdman filmi üzerinden sosyal medyanın toplumsal yaşamı nasıl mitolojik bir sahneye dönüştürdüğünü inceliyoruz.

4 Oscar ödüllü Birdman*, 12 yıl önce sinemalarda gösterime girdiğinde sosyal medya bugünkü gibi yaşamımızı biçimlendiren temel bileşen etkisine henüz evrilmemişti. Sosyal medyanın toplumsal yaşamı ne denli dönüştürebileceğini öngören Iñárritu** meseleyi Birdman'de bizlere kelimenin tam anlamıyla sahneler.

Riggan Thomson ve Kimlik Bunalımı

Birdman, Hollywood hikâyelerinde çok defa örneğini gördüğümüz; yaş almaya başlamış bir aktörün eski şaşaalı günlerine olan özlemi üzerine kurulu gibi görünür. Filmin başrol karakteri Riggan Thomson (Michael Keaton), 90'lı yıllarda Birdman filmleriyle ün kazanmış, yapımcıların ve hayranlarının beklentilerinin aksine süper kahraman devam filmleri yerine kariyerine tiyatroda devam etme kararı almış bir aktör olarak karşımıza çıkıyor. Tüm hikâye Riggan'ın kendi uyarladığı tiyatro oyununun Broadway sahnelemesinde yaşanan olaylar çevresinde gelişirken Michael Keaton'ın 90'lı yıllarda Batman rolüyle hafızalardaki yeri filme gerçekçi bir ironi kazandırıyor.

Başroldeki Riggan karakterini filmin ilk sahnelerinden itibaren, kariyerinde aldığı kararların sancılarına ve özel hayatında yaşadığı sorunlara dünyadan artık dışlanmaya başladığı hissi de eklenmiş olarak tanımaya başlıyoruz. Beyaz perdenin göz alıcı ışıltısı ile tiyatro sahnesinin organik gerçekliği arasında sıkışmış, şizofreniye varacak bir kimlik bunalımı yaşamaktadır. Öte yandan değişmekte olan dünyaya ayak uyduramamak bireysel varoluştan öte onun gibi bir 'şöhret' için artık yok olmak anlamına gelmeye başlamıştır.

Şöhret: Sosyal Medyanın Arketipi

Hollywood ürünü olarak tüm dünyada yer bulan şöhret kimliği kimi açılardan, sosyal medyanın dijital çağ öncesi arketipi niteliğindedir. Örneğin şöhretler tanışmıyor olsalar bile karşılaştıkları anda birbirleriyle etkileşime girer. Coğrafyaları farklı da olsa aynı şeyleri beğenir, aynı konulardan şikâyet eder, içinde yaşadıkları toplumdan ayrık ama birbirlerine benzer görünürler.

Sosyal medya başlarda gerçek hayatta tanıdığımız insanlardan kurulu bir ağ iken zamanla hepimiz için kapsamını ve anlamını genişletti. Tıpkı şöhretlerin öteden beri birbirlerine olan yaklaşımı gibi gerçek hayatta hiç karşılaşmadığımız insanları zaten tanıyormuş varsayımıyla etkileşim kurmaya başladık. Bir yerlerde yüz yüze karşılaştığımızda ortak bir geçmişimiz varmışçasına sohbete kaldığımız yerden devam edebilir hale geldik.

Yeni İnanç Sistemi

Sosyal medya kendine özgü inanç ve olguları da yaratmış görünüyor. Gerçek hayatta aslında karşılığı olmayan türlü konular etkileşim ve tartışma alanı kazanarak insanın günlük pratiklerinden hayata olan yaklaşımına kadar karar verici temel dinamik olarak çalışıyor. Coğrafya fark etmeksizin kitlelerin neyi seveceğine, neyi tüketeceğine, nelere karşı olması gerektiğine — dolayısıyla insanın nasıl yaşayacağına — artık çoğunlukla sosyal medya yön veriyor. Hepimiz farkındayız ki sosyal medya artık sadece "medya" olmadığı gibi, biz insanlar için sosyali yeniden tanımlamış hâlde; tıpkı mitoloji çağında olduğu gibi.

Mitolojik Benzerlikler

Iñárritu, o dönem yaklaştığını gördüğü bu çağı Birdman'de tam da mitolojik benzerlik zemininde ifade etmeye çalışır. Çoğumuz için kültürel masallar niteliğindeki mitoloji, tüm olayların sanki başka bir gerçeklik evreninde sürüp gittiği bir oyun sahnesidir. Filmde Riggan sahnedeki oyunun başrolü, yönetmeni, uyarlayanı olduğu kadar tiyatronun da sahibidir. Birdman kostümünü çıkarmış olsa da sıradan insanların arasına tiyatro aracılığıyla karışmaya karar vermiş, doğaüstü güçleri olan mitolojik tanrı figürü gibidir. İnsanlara olan ilgi ve nezaketine karşın kendisiyle baş başayken onlara yönelik üstenci yargılarına şahit oluruz. Bu yanıyla tıpkı mitoloji tanrıları gibi film boyunca insanları yönetir, etkileşir, kimi zamansa öykünerek onlarla mücadele eder.

Filmin ilk bölümlerinde provada yaşanan bir kazada yaralanan oyuncunun son anda yerini alan Mike (Edward Norton), Broadway sahnelerinde takdir toplamış bir aktördür. Oyunculuktaki yeteneği ve ünü, pervasız tavırlarıyla son derece karizmatik bir karakterdir. Şöhret olmayı küçümser tavrına karşın medyaya ve imajına verdiği önem tam tersini göstermektedir. Mike'ın bu özelliklerine Riggan'la giriştiği zamanla kısır döngü halini alan mücadeleleri ve duygusal zaafları eklenince mitolojilerdeki yarı tanrı benzeri bir karakterle karşılaşmış oluruz.

Tanrılar Tepesi Olarak Tiyatro

Filmdeki tüm karakterlerin ortak amacı tiyatro oyununu başarıyla sahneye koymak gibi görünse de mitolojik hikâyelere benzer biçimde, kişisel eylemleri nedeniyle bunu bir türlü başaramadıkları gibi sorunlar sarmalına neden olurlar. Mitolojide sağduyunun habercisi Musalar'a karşılık gelebilecek Riggan'ın eşi (Amy Ryan) ya da tek normal insan gibi görünen menajerinin (Zach Galifianakis) olanca çabaları bile bu trajik döngüyü kırmakta yetersiz kalır.

Kültür-Sanat Pusulası

Türkiye'den ve tüm dünyadan kültür-sanat gündemini derleyip her Pazar sizin için seçiyoruz.

Gizlilik Politikası

Film, başından sonuna kadar çoğunlukla tiyatro binası ve çevresinde geçer. Mitolojideki tanrılar ve diğer varlıklar arasındakine benzer bu mücadele döngüsünde tiyatro çalışanı sıradan insanlar etkisiz, izleyici konumundadır. Aktörlerin sahne arkasında bile çevredekileri görmezden gelen yaklaşımları, onları var eden tiyatroyu mitolojilerdeki tanrılar tepesi haline getirir. Böylece tiyatro sahnesi ile gerçek hayat sahnesindeki sıradan insanlar arasında gerçekliğin sınırları oldukça belirsiz hale gelir.

Dijital Mitoloji Çağı

Medeniyetimize aklın hâkim olmaya başladığı dönemden beri mitolojileri, geçmiş kültürleri şekillendiren gerçeküstü masallar ya da safça inanışlar olarak karşılıyor, dünyaya eskisinden çok daha gerçekçi baktığımıza inanıyoruz. Öte yandan günümüz dijital iletişim alışkanlıklarının günlük yaşamımızdaki gerçeklik algımızı ne denli etkilediğinin çoğu zaman farkına bile varamıyoruz.

Mitolojik tanrıların kimi basit davranışlarının tüm insanlığı peşinde sürükleyen savaşlara dönüştüğü anlatıları çocukça masallar olarak düşünürken, gerçekliğini sorgulamadığımız sosyal medya haberleriyle bir şeye kitle hâlinde düşman oluyoruz. Ancak mitolojiye konu olabilecek akıl dışı karakterleri günlük yaşamımızda onaylıyor, milyonlar hâlinde peşinden sürükleniyoruz. Anlamı ve faydasına bakmadan her gün bir yenisi yarattığımız akım ve trendlerin peşine, Kaf Dağı'nın ardındaki sihirli elmaları bulacakmış gibi düşüyoruz.

Sevilmek ve Gerçeklik

Mitolojiler, engin düzlüklerde sadece birkaç insanın yaşadığı, birinin ömrü boyunca kendi yakınlarından başka kimseyi tanıma fırsatı bulamadığı dönemlerde insanın ve yaşamın ne olduğunu tasvir eden sahnelemelerdi. Mitolojilerde sıkça yer bulan kıskançlık, ihanet benzeri duygularla başlayan türlü dalaverelerin kaçınılmaz olarak kayıplar, yıkımlar ve acılarla sonuçlanacağı bu sahneler aracılığıyla insanlara öğütlenirdi. Dolayısıyla mitolojilerde konu edilen şeylerin gerçekliğinden öte, böylesi potansiyele sahip insanın yaşamına "doğru" yön verebilmesi yeterliydi.

İnsan için doğrunun çeşitli zeminlerde, bambaşka işlevde ve birbirinden farklı anlamları bulunur. Tüm mitolojilerde dolaylı, Birdman'da açıktan ifade edildiği şekilde; "bu dünyada sevildiğini hissetmek" hepimiz için belki de tek doğrudur. Mitolojilerin gerçek olmadığına inanmamız, onu bulduğumuzda sevmek ve sevilmeyi bizler için çok daha gerçekçi bir his haline getiriyordu. Hepimiz için geçerli olan belki de bu tek doğru, içinde yaşadığımız dijital mitolojide, Birdman Riggan'ın pencereden uçarak süzüldüğü gibi her geçen gün bizden iyice uzaklaşmaya başladı.


* Çeviri tam adıyla; Birdman veya Cahilliğin Umulmayan Erdemi

** Alejandro González Iñárritu; filmin yönetmeni, yapımcısı ve eş senaristi.

#sinema#Birdman#sosyal medya#mitoloji#Iñárritu#kültür eleştirisi

Paylaş