Kendi sesini yaratmak için bir araya gelen beş müzisyen… Tesadüfen Karşılaştık ile ilk albümleri Birdenbire’yi, birlikte üretmenin dinamiklerini ve müzikal yolculuklarını konuştuk.
Türkiye’nin alternatif müzik dünyasına katılan yeni isimlerden Tesadüfen Karşılaştık, farklı müzikal geçmişlere sahip beş müzisyeni aynı çatı altında buluşturuyor. Rock, pop ve psychedelic tınılardan beslenen grup, türler arasında dolaşırken kendi müzikal kimliğini oluşturmayı amaçlıyor. Adını üyelerinin yollarını kesiştiren rastlantılardan alan topluluk, arkadaşlıkla şekillenen üretim anlayışını ilk albümleri birdenbire ile dinleyiciye taşıyor.
Mertcan Çelik, Can Vatansever, Erdem Ecevit, Mehmet Öksüz ve Muratcan Keklik’ten oluşan grup şimdi müziği aracılığıyla yeni karşılaşmaların kapısını aralıyor.

E.C: Öncelikle grubunuzun ismiyle başlayalım. Tesadüfen Karşılaştık ismi nasıl ortaya çıktı? Bu ismin sizin için özel bir hikayesi var mı?
T.K: Tesadüfen Karşılaştık ismi aslında albümümüzdeki ‘Nefesim Bitti’ parçasının ilk isim adaylarından biriydi. Fakat grup bir araya geldikten sonra birbirimizle farklı zamanlarda, gerçekten de tesadüfler sayesinde karşılaştığımızı fark ettik. Bu cümleyi herkesin günlük hayatında ne kadar sık kullandığını da düşününce isim arayışımızın yanıtının aslında gözümüzün önünde olduğuna karar verdik.
E.C: Grubun kuruluş ânına gelelim. Yollarınız nasıl kesişti ve birlikte müzik yapma fikri nasıl doğdu?
T.K: Grubumuzun hem klavyecisi hem de prodüktörü olan Can (Can Vs.), solistimiz Mertcan ile liseden, davulcumuz Erdem ile ise çocukluktan arkadaş. Bir gün Mertcan’ın paylaştığı Instagram hikayesini tesadüfen gören Can, kafasındaki projeden ona bahsediyor. Ardından Erdem, daha önce farklı projelerde birlikte müzik yaptığı Mehmet’i arıyor. Grup üyeleri bir araya geldikten birkaç gün sonra Mehmet, gittiği Güncel Gürsel Artıktay konserinde izlediği Muratcan’ı grup arkadaşlarına öneriyor ve böylece kadro tamamlanıyor.
Zaten neredeyse hepimiz solo kariyerlerimizde çeşitli sanatçılarla çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Her birimiz kendi müzikal kimliğimizi ve edebî yönümüzü yaptığımız çalışmalara farklı şekillerde katmayı seviyoruz. Tanıştıktan sonra fark ediyoruz ki aslında hepimiz kendine ait bir ruhu ve tarzı olan bir grubun parçası olmak istiyoruz.
E.C: Müzikal kimliğinizi oluştururken hangi isimlerden beslendiniz? Türkiye'den ve dünyadan ilham aldığınız, müziğiniz üzerinde etkisi olduğunu düşündüğünüz gruplar veya sanatçılar kimler?
T.K: Bunu söylemeyi hem seviyoruz hem de sevmiyoruz ama açıkçası müziğimizi yaparken birilerinden beslendiğimizi söyleyemeyiz. Elbette müziğini dinlediğimiz ve sevdiğimiz birçok sanatçı var. Bizi ilk defa dinleyenlerin, daha önce dinledikleri bazı şeylerle benzerliklere rastlayacaklarını da biliyoruz. Ayrıca ‘kimseye ya da hiçbir şeye benzemesin’ gibi bir düşüncemiz yok. Fakat ortaya çıkan şarkılarımıza baktığımızda farklı yerlerden izler göremiyoruz.
E.C: Yeni albümünüz birdenbire dinleyicilerle buluştu. Albümün hazırlık süreci nasıl geçti? Bu albümde önceki çalışmalarınızdan farklı olarak neleri denemek istediniz?
T.K: “birdenbire” albümü, grubun kuruluşundan itibaren isim olarak değil ama bir albüm yapma düşüncesi olarak hep varolan bir fikirdi. Asıl amacımız, üretkenliğimizi ve kendi tarzımızı en sade şekilde özetleyecek bir albüm yapmaktı. Bunu da başardığımıza inanıyoruz. Grubun bir araya gelmesiyle herkes, o zamana kadar yazdığı ve bestelediği, kelimenin tam anlamıyla onlarca şarkıyı ortaya çıkardı. Yanlış hatırlamıyorsak geriye kalan 21 parça arasından birbiriyle bağ kurabileceğine ve elbette insanların da kendileriyle bağ kurabileceğine inandığımız şarkıları seçtik. Bu şarkıların hem lirikleri hem de aranjeleri üzerinde daha fazla çalışarak onları bir araya getirdik. Yalnızca Klemens Art okuyucularına özel, içeriden bir bilgi verecek olursak albümün çıkmasına bir ay kala albümden çıkarmaya karar verdiğimiz ‘Yapayalnış’, Ocak 2027’de yayında olacak. Grubun şimdiye kadar yaptığı her şeyden çok daha farklı bir parça olduğunu söyleyebiliriz.

E.C: Bir grubun sahnedeki enerjisiyle stüdyodaki hali her zaman aynı olmayabiliyor. Tesadüfen Karşılaştık'ın sahnede ortaya çıkan, dinleyicilerin henüz kayıtlarda keşfedemediği bir tarafı var mı?
T.K: Tesadüfen Karşılaştık olarak ilk sahne duyurumuzu yakında yapmayı umuyoruz. Hepimizin müzisyen kimliği ve stüdyoda büründüğü kişilik birbirinden çok farklı. Grup içindeki iş dağılımında baskın olduğumuz alanlar sürekli değişiyor. Bağımsız bir ekip olarak hem kendi menajerimiz hem yapımcımız hem de sosyal medya yöneticimiz olmak durumundayız. Bu, yorucu olduğu kadar aramızdaki bağı da güçlendiriyor. İnsanlar bunu duyunca şaşırabiliyor ama biz gerçekten birbirini çok seven bir arkadaş grubuyuz aynı zamanda. Bunun en büyük yansımalarını da sahnede ilk defa göreceğimize eminiz.
E.C: Birlikte müzik yapmanın dışında sizi bir arada tutan şeyler neler? Grup içindeki arkadaşlığınızın şarkılarınıza ve üretim sürecinize nasıl yansıdığını düşünüyorsunuz?
T.K: Biz çok iyi arkadaşlarız. Her ne kadar boş vakitlerimizi stüdyoda geçirsek de bu, yalnızca müzik yapmak için bir araya geldiğimiz anlamına gelmiyor. Çoğu zaman kendimizi ve müziğimizi en başta biz eleştirmeye çalışıyoruz. Bu da yaptığımız işe olan güvenimizin artmasını sağlıyor.
E.C: Peki, bundan sonrası için nasıl bir yol haritası çiziyorsunuz? Tesadüfen Karşılaştık olarak önümüzdeki dönemde gerçekleştirmek istediğiniz projeler veya hayalini kurduğunuz şeyler neler?
T.K: Öncelikli hedefimiz üretmeye devam etmek ve elbette daha fazla insanla karşılaşmak. Bunun için çok çabalıyor ve çok çalışıyoruz. Oldukça üretken bir grubuz. Açık konuşmak gerekirse en büyük hedefimiz ve hayalimiz, her hafta birbirinden farklı üretimlerin yayımlandığı bu dönemde kendi duruşumuz ve müziğimizle bunların arasından en net şekilde sıyrılmak. Umarız bizden duyduklarınız hoşunuza gider ve birçok yerde karşılaşırız.
Biz Tesadüfen Karşılaştık.

